sinema meraklıları, sinemacılar, kısa filmciler, reklamcılar vs.
vital
bu aralar görüntü yönetmenliği yaptığım projelerden bir showreel yaptım, fikirlerinizi almak isterim.www.vimeo.com/muratcan/showreelşifre: muratcanshowreel
bu aralar görüntü yönetmenliği yaptığım projelerden bir showreel yaptım, fikirlerinizi almak isterim.
siparişim 6 dakika gecikti. gelen personele ücreti alıp almayacağını sorunca "siz bilirsiniz" dedi. kendi maaşından kesilip kesilmediğini sordum, "hayır, kesilmiyor" dedi. ben de ödeme yapmadım. yapmadım ama rahatsız da olmadım değil. çingenelik mi ettik acep? değer mi 20 lira için? bir yandan "orta
siparişim 6 dakika gecikti. gelen personele ücreti alıp almayacağını sorunca "siz bilirsiniz" dedi. kendi maaşından kesilip kesilmediğini sordum, "hayır, kesilmiyor" dedi. ben de ödeme yapmadım.
yapmadım ama rahatsız da olmadım değil. çingenelik mi ettik acep? değer mi 20 lira için? bir yandan "ortada kurumsal bir söz var" diyorum, bir yandan da "ne o öle beleşçiler gibi" diyorum.
burası küçük bir ilçe. trafik yok, hava açık.
not: şimdiye kadar toplam 20 sipariş vermişim, bugün gelenle birlikte iki kez bedava yemişim. diğeri de iki ay önceydi ve 15 dk geç kalmışlardı.
vicdanımı koydum ortaya. rahatlat ey duyuru!
0
han20 (21.05.12)
rahat ol, afiyet olsun
0
simerazzi
(21.05.12)
Kesilmiyorsa salla..
0
mytonn
(21.05.12)
madem böyle bir sloganları var o zaman hakkındır kullan tabi
0
neira
(21.05.12)
hayır kesilmiyor. mağaza müdürünün performansına giriyor çünkü onun ekibi kontrol edememesinin payı var asıl olayda.
0
sanal hayvan
(21.05.12)
ohoooooooooooooo, ben geç gelsin diye dualar bile ediyorum siparişten sonra. ayıp mayıp yok. casbizinıs.
0
fatihkkk
(21.05.12)
O bişey değil biizm arkadaş karda çamurda çağırmıştı.10 dakika geç kaldı.bütün çingenelikleri yaptı bedavaya aldı.normalde hava koşullarının kötü olduğu zamanlarda geçerli değilmiş.ama çingenelik yaptırır. hocam bide şöyle düşün.20tl ye satıyolar da maliyetine bi bak.edilen kar a bir bak.adamlar bedavaya vermeyi göze alıyosa inan umurlarında değil o kadar.
0
seindfeld
(21.05.12)
kendileri "gelin bizi geç kalırsak yolun" diyor rahat ol
0
nolmus yani
(21.05.12)
hepimiz yanacağız.
0
ermanen
(21.05.12)
ben 6 dakika için böyle birşey yapmazdım. evet o adamın maaşından kesilmeyecek. ama yiyeceği fırça ve içine düşeceği berbat durum,paradan daha önemli olabilir.
zıkkım olsun.
(şaka lan afiyet olsun)
0
mahone
(21.05.12)
maaşından kesilmesini sorman bile yeter bence.
0
yuto
(21.05.12)
şöyle düşün, sen şimdi dominos'dan ücretsiz pizza yediğini çevrene anlatıp haliyle onların reklamını yapacaksın. onlarda reklam karşılığı senin karnını doyuracak.
yani sen bedava pizza yedin, karşılığında da gerek burda gerekse arkadaş çevrende reklam yaparak karşılığını ödedin, bu kadar basit. hiç takma o yüzden.
0
tolga asp
(21.05.12)
senin anlatma olayın reklam falan doğru. bedava yiyebilme ihtimaline karşı sipariş veren arkadaşların bile olabilir. bak kâr ettiler yine.
0
prodeq
(21.05.12)
çingenelik etmişsin. ayıp ulan 6 dakika için nedir bu böyle be. azcık utanın. adamlar 30 dakikada kapınızda derken hızlıyız yani sizi bekletmiyoruz diyor. senin gibi çingeneler doysun diye hizmet etmiyor.
0
ottoturk
(21.05.12)
Domino's Pizza 30 dakikadan geç yapılan teslimatlardan dolayı eve servis elemanlarına ceza vermez veya maaşında bu bedel kesilmez. Bu cümle firmanın sitesinden alınmıştır. 30 dakika garantisi veriyorsa sen ayıp etmiş olmazsın dominos sana ayıp etmiştir.
bu arada, google diye süper bi site var, orada "matruşka satın al" diye aratınca bir yığın sonuç çıkıyor, ben de denedim çok şaşırdım açıkçası. arkadaşlarıma öneriyorum.
Bu şarkının unplugged versiyonu var şöyle;http://www.youtube.com/watch?v=9_jpWumPnxc1992'de canlı çalınmış videodaki yoruma göre.Benim sorum şu; şarkının orjinali şu full enstrümanlı olanı sanırım..? Wikipedia 1970 tarihli albümden olduğunu söylüyor. Peki bu unplugged versiyonu ilk kez bu kayıtta, 1
Benim sorum şu; şarkının orjinali şu full enstrümanlı olanı sanırım..? Wikipedia 1970 tarihli albümden olduğunu söylüyor. Peki bu unplugged versiyonu ilk kez bu kayıtta, 1992'de mi çalınmış?
Eğer öyle ise dikkatimi çeken bir nokta var; Eric Clapton başlarken "See if you can spot this one" deyip gitarla başlıyor, bir alkış kopuyor, "anladık, layla bu" manasında. Sonra 30 saniye sonra sözlere girince bir alkış daha kopuyor. Sizce bunu "seyirciler önce öylesine alkışladı, sonra sözlerden layla olduğunu anlayınca esas alkışladılar" diye yorumlasak doğru olur mu?
Evet, bunun derdine düştüm şimdi...
0
long live rock n roll (21.05.12)
o şeyden ya. clapton sadece girişi çalıp bırakacak sanıyorlar. sözleri girince "oha efsanevi bir layla yorumu dinleyecez" farkındalığını yaşayıp iyice alkışlıyorlar.
ben yıllardır böyle yorumlamıştım o iki alkış olayını.
0
deckard
(21.05.12)
yok daha şarkı ilk saniyeden belli oluyor, layla clapton'un en sevilen vs. şarkılarından olmasından ötürü millet gaza geliyor, zaten ikincisinde ufak bir alkış kopuyor amerikalıların her sike bağırmasından ötürü falan, nakarata girerken de hafif bir gazlama var bakarsanız.
ilk defa çalınmış olmasından ötürü vokalin bu kadar blues tonunda olmasından da daha hoş olduğunu düşünüp de alkışlamış olabilirler ama şuursuzluktan değil.
Merhaba arkadaşlar,Biranın insanı çok işettiği bir gerçek fakat bence bende garip bir durum var.2 bardak bira içsem bile gün boyunca en az 10 bardak dolduracak kadar işiyorum.Bu bir sağlık problemi olabilir mi?Tuborg içiniz.
Merhaba arkadaşlar,
Biranın insanı çok işettiği bir gerçek fakat bence bende garip bir durum var. 2 bardak bira içsem bile gün boyunca en az 10 bardak dolduracak kadar işiyorum.
Bu bir sağlık problemi olabilir mi?
Tuborg içiniz.
0
lukin (21.05.12)
yoo normal
0
neira
(21.05.12)
ne güzel haci, böbrekler fedai olmuş.
0
kobretti
(21.05.12)
bir de sık su için ama vücut susuz kalmasın o olayın üzerine.
Merhaba,Şu ara istediğim kitabı okuma fırsatım var kısmen. Henüz hiç Orhan Pamuk okuma fırsatım olmamıştı, şimdi bir kitabından başlayayım diyorum. Sizce daha önce okumamış biri olarak, ilk önce hangisini okumalıyım? Kronolojik sırasından mı başlayayım, yani cevdet bey ve oğullarından ?
Merhaba, Şu ara istediğim kitabı okuma fırsatım var kısmen. Henüz hiç Orhan Pamuk okuma fırsatım olmamıştı, şimdi bir kitabından başlayayım diyorum. Sizce daha önce okumamış biri olarak, ilk önce hangisini okumalıyım? Kronolojik sırasından mı başlayayım, yani cevdet bey ve oğullarından ?
0
bach birdir (21.05.12)
bence beyaz kale
0
iddaaci
(21.05.12)
kronolojik sırayla da gidebilirsiniz, ama cevdet bey ve oğulları diğer pamuk romanlarına nazaran bir bildungsroman olmasından mütevellit beğenmezseniz, en azından beyaz kale ya da sessiz evi de üzerine okumanızı öneririm. gerçi beğenilmeyecek bir yani yok ya yine de söyleyeyim dedim.
ama onun yerine dediğim gibi beyaz kale ya da sessiz ev'le başlayabilirsiniz.
0
sanal hayvan
(21.05.12)
beyaz kale +1
0
megalomaniac
(21.05.12)
bence yeni hayat veya kar olabilir.
0
ex902
(21.05.12)
Beyaz Kale, Masumiyet Müzesi ve Yeni Hayat'ı okudum sadece. Hiç okumayana en çok Beyaz Kale'yi öneririm. Ötekilerde olan bazı aşırılıklar olmadığı için sindirmesi daha kolay, herkesin okuyup sevebileceği bir roman.
0
long live rock n roll
(21.05.12)
Bence hiç başlama zaman kaybı.
0
commander64
(21.05.12)
Bütün Orhan Pamuk kitaplarını çıkış sırasıyla okudum. Orhan Pamuk kitaplarında diğer kitaplarına ufak göndermeler yapar. Sırasıyla okumak onun için iyidir. Ama "Cevdet Bey ve oğulları" kalın geldi diyorsanız "Beyaz Kale" veya "Benim adım kırmızı" ile de başlayabilirsiniz.
alanında ilk ve duyulduğu zaman merak uyandıran bir şey, çok basit bir fikir ama akıllıca, ayrıca reklamveren için yüksek hit alan bir sitede düşük ücret ödeme gibi imkan sunuyor. başkaları yapılmış mı bilmiyorum ama yapılmışsa da çok başarılı olabileceğini sanmıyorum, ben sadece bu siteyi biliyorum mesela.
0
sanal hayvan
(21.05.12)
anlamadığım şey bu siteyi kururken yüksek hit almış sitede düşük reklam verme olayı var mıydı ki? yoktu muhtemelen. site bilinmiyordu çünkü.
0
un
(21.05.12)
Üniversite masrafları için mi ne bi çocuk yapmıştı heralde siteyi. İlk zamanlar 1-2 şirlet destek olsun diye reklam vermişti. Sonra haberlere falan çıktı epeyce reklamı oldu yani sitenin. Ondan sonra yürüdü gitti zaten.
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=241458679289224&set=a.179759148792511.28424.100002752816494&type=1&theater bu fotograf hakkında ne düşünüyorsunz ? Sahiden afghanistan geriledi mi ?
www.facebook.com bu fotograf hakkında ne düşünüyorsunz ? Sahiden afghanistan geriledi mi ?
0
lawist (21.05.12)
gerilemeden kastın nedir? taliban yönetime geldikten sonra kadınların kapanmasını zorunlu kıldı ve ağır dini yaptırımlar getirdi.
0
cro.magnon
(21.05.12)
bu fotoğraftan bağımsız olarak geri bıraktırıldı jeopolitik konumundan ötürü soğuk savaş vesilesiyle içişlerine karışa karışa anasını siktiler ülkenin elbirliğiyle.
şu an afganistan'ın ekonomisi öyle kötü ki kişi başına düşen gelir 1000 doların altında. halbuki ankara'ya gidip bir afganistan başkonsolosluğuna bakın 40-50 yıl önce kadar inşaa edilmiş sanırım, sizce o durumda bir ülke öyle bir şey yaptırabilir mi, wikipedia'yı açıp son 80 senesiyle ilgili bilgilere şöyle hafif bir göz gezdirseniz adamların yaşadıkları rezaleti siz de göreceksiniz.
sivil savaş, taliban vesaire derken girift bir yapıya dönüştü.
0
sanal hayvan
(21.05.12)
düşün, zamanında kurtuluş savaşımıza afganistan destek veriyordu.. nerden nereye..
Arkadaşlar şu alet alınır mı? - Hemen karar vermem gerekiyor!
anarsi yureklerde
http://www.dpreview.com/products/sony/compacts/sony_dschx30vWi-Fi si olmayan modeli TR'de 1250 lira, ABD'de de ise 400 USD. sabaha kadar alıyorum dersem 550 TL karda olacağım. dün incelemiştim bi dükkanda, çok hoşuma gitmişti.ama aletin lensi, isosu gibi şeylerin iyi olup olmadığını anlamıyorum. siz
Wi-Fi si olmayan modeli TR'de 1250 lira, ABD'de de ise 400 USD. sabaha kadar alıyorum dersem 550 TL karda olacağım. dün incelemiştim bi dükkanda, çok hoşuma gitmişti.
ama aletin lensi, isosu gibi şeylerin iyi olup olmadığını anlamıyorum. siz ne dersiniz? alternatif de araştıramadım. alternarifleri nedir kestiremiyorum zaten.
canon, nikon, olympus dururken sony yanlış mı olur?
bu alet
0
anarsi yureklerde (21.05.12)
al ya olmadı gelir türkiyede satarsın üzerine biraz koyup. böyle şeylere çok takınca ömür kısalıyor.
0
sanal hayvan
(21.05.12)
oha 20x optic zoom. nasıl bir alet ya bu, rengi, dizaynı da güzel, denişik. al bence ama gümrük mümrük girmesin?
requiem for a dream harici(3 kere izledim), trainspotting tarzı film arıyorum. bir de beğendiğim bir filmi yazsam mesela onun tarzına-konusuna yakın filmleri çıkarsa karşıma, yok mu böyle bir site?
requiem for a dream harici(3 kere izledim), trainspotting tarzı film arıyorum. bir de beğendiğim bir filmi yazsam mesela onun tarzına-konusuna yakın filmleri çıkarsa karşıma, yok mu böyle bir site?
@ekinoksah, tepedeki psychedelic adam teşekkür ediyorum.
@sanal hayvan film-dizi tavsiyelerinde soruda yazılsa da bir daha yazan çıkıyor aşağıya o yüzden vurguladım, teşekkürler.
0
🌸herseynasilbasladiysaoylebiter
(20.05.12)
candy vardı bir de böyle uyuşturuculu falan, bir bak istersen.
0
seker cocuk ken
(20.05.12)
tam olarak aynı kafa olmasa da, my own private idaho olabilir belki. Hem river phonenixle keanu reeves gençliği görürsün, gözün gönlün açılır. Benim açılmıştı:)
Flashscore kullanıyordum ama son zamanlarda CTRL+F ile takım adını aradıgımda tepkı vermıyor, normalde sayfanın neresındeyse oraya atardı benı.Soccerstand bazen golleri göstermiyor, bazen çok geç gösteriyor falan. Maçlar arasından seçeceğim 3-5 maçı ayrı bir sayfada, topluca göstermesi gerek bir de.
Flashscore kullanıyordum ama son zamanlarda CTRL+F ile takım adını aradıgımda tepkı vermıyor, normalde sayfanın neresındeyse oraya atardı benı.
Soccerstand bazen golleri göstermiyor, bazen çok geç gösteriyor falan.
Maçlar arasından seçeceğim 3-5 maçı ayrı bir sayfada, topluca göstermesi gerek bir de.
Var mı öyle site bu ikisi dışında? tenks.
0
hjarteblod (20.05.12)
futbol24 var ama dns degistirmek gerekiyo sanirim, cep telefonumdan girememistim gecen.
0
tom riddle
(20.05.12)
livescore.com olmuyor mu?
0
sanal hayvan
(20.05.12)
xscores canısı
0
der meister
(20.05.12)
@hersey... , mackolik'te iddaa macları veya bılındık maclar var. ben norveç 2. ligine, uruguay ligine falan oynuyorum.
@sanal hayvan, livescore'da maç seçme yok müdür
0
🌸hjarteblod
(20.05.12)
canliskor.com
0
turkishblue
(20.05.12)
canlıskor
turkish yazmış.
0
natalz
(20.05.12)
abi canliskor dediğiniz flashscore'un türkiye şubesi zaten. orda da ctrl+f ile arama yapınca takım gelmiyor.
0
🌸hjarteblod
(20.05.12)
hayda, livescore.in'de de arama yapınca sayfada kelimenin bulunduğu yere gitmiyor. benim bilgisayarımda mı sorun var diyeceğim ama soccerstand'da yok öyle bi sorun.
0
🌸hjarteblod
(20.05.12)
ctrl+f yapınca bende gidiyo sayfaya flashscore'da. tarayıcıdan falan olabilir.
izlemeye değer mi?İzleyen var mı? 20 liraya geliyor bilet parası istanbulda, bir esprisi var mı 3 boyutun yoksa direk normal izlemek daha mı mantıklı?edit : imax 3d
izlemeye değer mi?
İzleyen var mı? 20 liraya geliyor bilet parası istanbulda, bir esprisi var mı 3 boyutun yoksa direk normal izlemek daha mı mantıklı?
edit : imax 3d
0
bonjurkes (20.05.12)
Avengers'i 3D izleyen arkadaşım sinemadan evine geldi. Beni aradı. ''olamaz böyle bir şey, öyle yanımıza kadar geldiler, böyle filmin içine girdik, film zaten harika, iyi ki böyle izlemişiz'' diye 20 dakika anlattı.
''oğlum tamam işim var sonra ara'' derken ben, o hala ''dur dur şurayı da anlatayım valla son'' diyordu.
bilemedim şimdi bak...
0
humancentipad
(20.05.12)
1. 3d'ye gerek yok öyle ahım şahım bir mevzusu yok. 2. filmin kendisi de ahım şahım değil, 2 ay sonra internete dvdrip'i düşünce indirip izleyin. süperkahraman filmleri için 9/10'dur normal filmler arasında taş çatlasın 6/10 falan. ama boş aksiyon seviyorsanız ve diğer filmleri izlediyseniz izleyebilirsiniz yine de. ben izledim tatmin oldum.
0
sanal hayvan
(20.05.12)
sinema biletleri pahalı geliyor. eskiden daha makuldü artık zıvanadan çıkmış. ama değer diyelim yine de. güzel bir aksiyon filmi. ama sakın önlere oturma, önlerden çok kötü oluyor.
0
ermanen
(20.05.12)
sırf imax için gidilir. Ben test ettim başarılı :). Zaten imaxe düzgün film geldikçe gidiyorum. Bence kaçırma imax'te izliyeceksen.
Edit :En arkalarda otur mümkünse. (perdeyi karşıdan görmende önemli tabi)
0
onakomabunako
(20.05.12)
denedim, imkanın varsa %100 gitmelisin. harikaydı. ama pek 3d film izlemediğim için bana da öyle gelmiş olabilir. :)
0
zaraeta
(20.05.12)
yok bilader izlemesen de olur. içinde üç beş aksiyon sahnesi dışında izlemeye değmez. bazı yerlerinde ulan milyon dolar harcanılan film bu mu bile diyebilirsin. edit:160bin dolar
0
cetoxim
(20.05.12)
@leadri sitede öyle yazıyordu, sitenin yalancısıyım :)
hayatı sinemadan ibaret ya da sinemeya gönül vermiş arkadaşlar, hollywood'dan bıktım başka ülkelerin başyapıtlarını izlemek istiyorum.aşağıdaki ülkelerin karşılarına sizce o ülkeden çıkmış en über, en muhteşem filmi yazar mısınz? isteyen hepsini isteyen dilediği kadarını cevaplasınlar lütfen. 1. ita
hayatı sinemadan ibaret ya da sinemeya gönül vermiş arkadaşlar, hollywood'dan bıktım başka ülkelerin başyapıtlarını izlemek istiyorum.
aşağıdaki ülkelerin karşılarına sizce o ülkeden çıkmış en über, en muhteşem filmi yazar mısınz? isteyen hepsini isteyen dilediği kadarını cevaplasınlar lütfen.
backing track gibi değil de böyle hafif ritim belirleyecek bir albüm arıyorum. kayıt falan yapmayacağım çünkü o çalsın bilgisayarda ben üstüne tıngırdatayim
backing track gibi değil de böyle hafif ritim belirleyecek bir albüm arıyorum. kayıt falan yapmayacağım çünkü o çalsın bilgisayarda ben üstüne tıngırdatayim
0
inancsiz deve (20.05.12)
brian eno'nun ambient serilerinden ilk albüm falan. nick cave ve warren ellis'in assassination oj jesse james by coward robert ford soundtrack albümü.
0
sanal hayvan
(20.05.12)
backıng track gıbı degıl dıyorsunda yanı gıtar uzerıne calacagın backıng oluyor zaten. youtube a yazarsan cok cıkar. elektro takılıyorsan backıng track blues fln yaz baya bırsey cıkar
Soru aslinda baslikta varbana angels in america ve mildred price disinda onerebileceginiz mini diziler var mitv filmi de olur doktor olum disinda
Soru aslinda baslikta var bana angels in america ve mildred price disinda onerebileceginiz mini diziler var mi tv filmi de olur doktor olum disinda
0
leo1905 (20.05.12)
hbo değil ama sherlock yada prisoner
0
rtyu
(20.05.12)
dekalog kieslowski'nin adamı sevmiyorsanız açmayabilir sadece bir öneri. tinker, tailor, soldier, spy bu yayınlanan film değil 1979'da çekilmiş mini dizisi. bir de "up series" diye bir olay var, adamları 7 yaşlarından itibaren belli aralıklarla filme alıyorlar falan bu çok iyi. en.wikipedia.org! band of brothersvar bir de ama onu biliyorsunuzdur zaten.
tekrar merhaba sevgili hayvan severler,45 gunluk yavru erkek sarman kedimle ilgili sorum olacak.Kendisi ile ilişkimiz yeni:) eve geldiğinde çok sessiz, uykulu, efendi bir imaj çizdi. 1 gün sonra, ipin, koparan dana gibi, her yere zıplıyor, giriyor, kovalıyor, uçuyor, parçalıyor...özellikle uzuvlarm
tekrar merhaba sevgili hayvan severler,
45 gunluk yavru erkek sarman kedimle ilgili sorum olacak.
Kendisi ile ilişkimiz yeni:) eve geldiğinde çok sessiz, uykulu, efendi bir imaj çizdi.
1 gün sonra, ipin, koparan dana gibi, her yere zıplıyor, giriyor, kovalıyor, uçuyor, parçalıyor...
özellikle uzuvlarm en büyük düşmanı...
birkaç oyuncak aldım ama tınn.
bu azmanlığın sebebi nedir? diş çıkarma mı?
hep bole mi olacak:s?
0
isikarkadasim (20.05.12)
ee şey.. evet böyle olma ihtimali yüksek bundan sonra da.. bir ihtimali kısırlaştırdığınız zaman falan sakinleşebilir ileride. ama o da garanti değil.
0
vercingetorix
(20.05.12)
eğer ısırmaya çalışıyorsa bunu ona belirtin yoksa alışıp daha büyük sıkıntıya sebep olabilir. kafasına pıtpılamayın ya da burnuna vurmayın burada kastım, elinizi çekip eğer ısırıyorsa mesela, acıyor falan diyin, sürekli bunu yapın daha yavrucağın dünyadan haberi yok ama şartlanır bir süre sonra. şu anda zaten hiçbir şeyi anlayacağını sanmıyorum mal gibi oradan oraya yün yumağı şeklinde koşuyordur.
ama kedinin karakterine de bağlı, yine de mutlaka size zarar vermemesi yönünde aklını başına getirebilirsiniz bir süre sonra. tabii burada dediğim adama eziyet etmek falan değil, ya da ne bileyim iğne yapmaya çalışırken sizi ısırmamasını beklemek değil. sevgilimin 10 yaşındaki kedisi ki her zaman birlikte uyurlar vesaire, geçenlerde hastalandı ve serum için kelebek takmaya çalışırlarken acaip kanatmış elini, adamın zaten mecali yok yapması normal. tabii sizin derdiniz bu değil ama söylemek istedim.
0
sanal hayvan
(20.05.12)
sanal hayvan, bunu nasıl yapacağım, kelimeyle mi?
biraz daha açar mısın?
her yaptığında, tutup yataktan indiriyorum, bıkar diye.
0
🌸isikarkadasim
(20.05.12)
şimdilerde anlayamaz zaten oynaşmak istiyor falan daha 45 günlükmüş, mesela elinizi ısırdığında hemen çekin izin vermeyin dişleri kaşınıyor diye falan, acıyor deyin bir şeyler deyin sürekli bunu tekrar edin. ama anlamayacaktır bir süre böyle gider.
bir o hürriyetin national geographic'in falan verdiği dandik karton gözlükler var, bir sinemada taktıklarımız var hafif plastik demir gibi, bir de 300 liraya falan satılan pilli kablolu hoparlörlüler var. en sondakinin tek avantajı sanırım 3d ses mi ne veriyormuş. bu üçünün ne farkı vardır ? sinemay
bir o hürriyetin national geographic'in falan verdiği dandik karton gözlükler var, bir sinemada taktıklarımız var hafif plastik demir gibi, bir de 300 liraya falan satılan pilli kablolu hoparlörlüler var. en sondakinin tek avantajı sanırım 3d ses mi ne veriyormuş. bu üçünün ne farkı vardır ? sinemaya mesela karton gözlükle girsek nasıl olur ?
çok teşekkürler.
0
zaraeta (20.05.12)
teknolojiye göre değişiyor gözlükler de.(bkz: imax)(bkz: xpand). o kartonlar da eskide kaldı artık.
0
yakuza123
(20.05.12)
o karton gözlüğün uyguladığı teknik farklı lacviert ve kırmızı olandan bahsediyorsanız, sinemada hiçbir işe yaramaz onu söyleyeyim. www.3dgozluk.com
0
sanal hayvan
(20.05.12)
kartonlar taş devri teknolojisi.
Diğerleri de, pilli-ağır 300 lira olanlar: Shutter Glass teknolojili gözlükler. Dİğer realD'dekiler pasif 3d gözlükler. (FPR olarak geçiyor)
Shutter glassta gözlük algılayıcı sayesinde gözleri açıp-kapatıyor titreştiriyor böylece 3d görüntü elde ediyor. FPRde ise pasif, gözlük birşey yapmıyor ekranda oluyor olay. Ki fpr yeni teknoloji, göz yormuyor. Fpr en iyisi diyebilirz o bakımdan.
iyakşamlar duyuru ahalisi;absolut vodka şişelerinin üzerideki absolut vodka yazısının fontunu arıyorum. aha şu yandaki şişedeki mavi yazının fontu. adını, namını bilen varsa beri gelsin.teşekkürler şimdiden.
iyakşamlar duyuru ahalisi;
absolut vodka şişelerinin üzerideki absolut vodka yazısının fontunu arıyorum. aha şu yandaki şişedeki mavi yazının fontu. adını, namını bilen varsa beri gelsin.
teşekkürler şimdiden.
0
sagopa kajmer mahlas kafkef (19.05.12)
www.myfonts.com google'a "absolut vodka logo font" yazınca çıkıyor bu arada.
başlık tam anlatamamış olabilir, şöyle 2 erkek 1 kadın ya da 2 kadın 1 erkek filmleri arıyorum arkadaşlar. mama tambien gibi böyle. ama closer tarzı değil. yani birbirlerinden haberleri olmalı.ilişki threesome'ı işte, bir el atıverin.
başlık tam anlatamamış olabilir, şöyle 2 erkek 1 kadın ya da 2 kadın 1 erkek filmleri arıyorum arkadaşlar. mama tambien gibi böyle. ama closer tarzı değil. yani birbirlerinden haberleri olmalı.
boy garipmiş kadın adayların çoğunu elediler orada :)
0
elanor
(18.05.12)
tüh 1.75 değilim demek ki dış görünümüme özen göstermiyorum ayıp bana ne salak bir form bu?
0
neira
(18.05.12)
onu bilemiyorum da bu bir ajans işi olmadığına göre 1.75 boy sınırlaması tam olarak nedir? bu kadar mı şekilci olduk? ben bunu anlamadım.
0
keneabidin
(18.05.12)
ne kötü ya la, doğuştan gelen özelliklerinden ötürü işe giremiyorsun. aydın üniversitesi'ni ben de anlamadım. ne yalan atayım varlığını da yeni öğrendim 2003'te açılmış vay amınakoyayım şu işe bak.
0
sanal hayvan
(18.05.12)
Sarkacak kız arıyorlar bence.
0
Harpp
(18.05.12)
denilebilir gibi geldi bana. boyu da uzun demekki tamam işte. gerçi boyla genel müdür yardımcısının(geleceğin genel müdürünün) yapacağı işin ne alakası varsa?
1,75 "boyları" tam olarak ne oluyor ben bunu anlayamadım. 175cm +-3mm töleransı var falan mı?
0
r_u_h
(18.05.12)
belki işe halihazırda torpille birini almışlardır da sonradan itiraz etmesinler diye sanki ilanı da ona gore vermişler gibi yapmaya calısıyorlardır.
0
sopiro
(18.05.12)
boy olayını bilmiyorum da aydın üniversitesi'nden birine torpil yapılacak, demesinler ki "o kadar x üniversitesinden başvuru oldu, bunu aldılar" diye.
Matrix oluşumunun gerçekten var olmasına ihtimal veren?
withdrawal effects
Bence gerçekten var böyle yaşıyoruz diyen var mı aranızda?Bu felsefeye inanan insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence gerçekten var böyle yaşıyoruz diyen var mı aranızda? Bu felsefeye inanan insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
withdrawal effects (18.05.12)
Baudrillard okuyarak mevzu hakkında daha bilgilenebilirsiniz. Simülasyon ve Simülarklar'la başlayabilirsiniz.Simülasyon Kuramı hakkında bilgi sahibi olursunuz. en.wikipedia.org
0
sanal hayvan
(18.05.12)
olabilir de olmayabilir de, ama biz bunu farkettiğimize göre gerçekten olsaydı sistemin çökmesi lazımdı, çökmediğine göre yoktur.
Arkadaşlar merhaba;24 yaşındayım 2,5 seneyi aşkın süreli bir ilişkim var, söz ve nişan yaptık Temmuz'da da evlenmeyi düşünüyoruz. Buraya kadar herşey normal. Fakat ben şu anda acayip endişeler içerisindeyim ve ilginç bir bunalım geçiriyorum galiba.2,5 senelik ilişkinin toplasan 1 yıldan daha azını b
Arkadaşlar merhaba;
24 yaşındayım 2,5 seneyi aşkın süreli bir ilişkim var, söz ve nişan yaptık Temmuz'da da evlenmeyi düşünüyoruz. Buraya kadar herşey normal. Fakat ben şu anda acayip endişeler içerisindeyim ve ilginç bir bunalım geçiriyorum galiba.
2,5 senelik ilişkinin toplasan 1 yıldan daha azını bir arada geçirdik, geri kalan zamanda skype-whatsapp viber üçgeninde yaşadık sürekli, çünkü aramızda mesafe vardı. Çok iyi anlaştığımız zamanlar, çok güzel anılarımız var, gerçekten en zor zamanlarımda hep o vardı yanımda, fakat görüş ayrılıkları çok fazla, bir taraf mutaasıp diğer tarafsa bi post-modern böyle bi liberal takılıyor. Ve kültürel konulara girdiğimizde genelde çatışmalar yaşayabiliyoruz. O çok gelenekçi, şekile çok takılan detaylara çok dikkat eden planlı programlı titiz biri. Bense spontane yaşamayı seven, plan yapınca bunu zorunluluk olarak görüp zevkli bir aktiviteden bile soğuyabilen bir insanım. Bu konuda da son zamanlarda çok sıkıntı yaşadık. Ama ilişkimiz boyunca yaşadığımız problemlerin %80 ini mesafe kaynaklı olarak tanımlayıp sürekli birbirimize tutunduk. Şimdi ise, son zamanlarda, evlilik hazırlıgı vs. tartışmalar yaşadık ve en son bir tartışmada, resmen kafama biri vurmuş gibi 180 derece değişti düşüncelerim. Bir sabah kalktıgımda, kendimi eskisi kadar bağlı hissetmiyordum, herşeyi daha net ve tüm gerçekliğiyle görmeye başlamıştım. Şu anda da bu yüzden, "evlenince anlaşamayız" diye çok korkuyorum. Yine de bunların yanında, nişanlım çok güçlü bir insan ve çok doğal, bana her konuda destek olur, beni gazlar, birşeyleri başarmakta sürekli itici gücüm olmuştur şimdiye kadar, ama evlilik, konuşacak çok fazla şeyin olması ve aynı pencereden bakabilmek değil midir hayata? yani evlilik aslında, en iyi arkadaşınızın sürekli yanınızda olması beklentisi değil midir? ama ben en iyi arkadaşımla konuştugum paylaştıgım şeylerin %50sini ancak nişanlımla paylaşabilirim, çünkü söz yerindeyse ben biraz "entel" kalıyorum galiba ona göre. Akşamları işten gelip karım beni doyursun da tv izleyip dizilere yorum yapalım'dan çok, güncel veya sürece yayılmış ufku geniş tartışmalar, konuşmalar yapalım isterim kendisiyle. Kendisi benden öğrenecek çok şeyi oldugunu her fırsatta dile getirir ama bu değişeceğinin, kafa yapısının benimkiyle paralelleşeceğinin garantisi olamaz değil mi?
Bilmiyorum dostlar kafam çok karışık, 2 ay zaman kaldı şurda, herşeyi bombok etmekten (evlenerek ya da evlenmeyerek) çok korkuyorum.. İki arada bir derede kaldım, hayatımda hiçbir an hatırlamıyorum ki kafam bu kadar karışsın.. Yorumlarınızı bekliyorum, yardımlarınızı mı demeliyim yoksa..
0
Gkcn (17.05.12)
bu endişeleriniz varsa biraz daha beklemeniz iyi olucaktır diye düşünüyorum.
0
esenbogan
(17.05.12)
bu yaşta evlenenlere tiksintiyle bakıyorum ya.. daha çocuksunuz alo!
0
inancsiz deve
(17.05.12)
şeyi de ekleyeyim, aman çevre ne der nasıl olur falan diye de riske girmeye değmez. kafanız rahat olsun önce.
0
sanal hayvan
(17.05.12)
bence nişanlınıza durumu böylece anlatın dürüst bir şekilde ve ayrılmayı değil ama evlilik tarihini ileri atmayı teklif edin ve aranızda mesafe olmadan normal şekilde bir ilişkinizi yaşayın bakalım ne olacak.
'ama ben en iyi arkadaşımla konuştugum paylaştıgım şeylerin %50sini ancak nişanlımla paylaşabilirim' - bu kısım normal değil kesinlikle. insan eşiyle her şeyi paylaşabilmeli. kafalar denk olmalı.
daha 24 yaşındasınız evlilik için erken zaten, hele böyle bir durumda.
0
quasiromantic
(17.05.12)
Ya zaten ben tüm endişelerimi ve düşündüklerimi nişanlımla paylaştım ama benim kafama dank eden şeyler, henüz ona ulaşmamış olacak ki, hala eski romantiklikte, umut dolu, konuşmalar yapıyor. Şu anda benim belli bir stres altında oldugumu ve kalbimin kırık oldugunu ama sonuçta herşeyin iyi olacağını düşünüyor, ve ben de ne ayrılmayı ne de evlenmeyi "şu dakika" göze alamıyorum. Hani karşı taraftan evet gerçekten sıkıntılar var bunları çözmeden bu iş olmaz tarzı bir yaklaşım gelse, herşey daha kolay olacak ama.
0
🌸Gkcn
(17.05.12)
açıkçası erteleyelim demeyi de göze alamıyorum bu bağlamda çünkü karşı taraf için that's not an option :S
0
🌸Gkcn
(17.05.12)
evlilikte kafaların paralel olmasından ziyade, her şeyi oturup konuşabilmek daha önemli. yada şöyle diyelim senin gibi düşünebilmesi değil, senin ne düşündüğünü düşünebilmeli. eğer her şeyi paylaşamıyorsanız, konuşamıyorsanız, birbirinizin sırdaşı, dert ortağı değilseniz hayat arkadaşı olamazsınız. sadece aynı evde yaşayan ve legal olarak seks yapan iki kişi olabilirsiniz en fazla.
ayrıca 24 yaş hakkat çok erken evlilik için.
illa evlencem diyosanız hiç değilse çocuk yapmadan boşanın bari..
0
anonimyususer
(17.05.12)
Evlilik konusunda verdiğim tek bir öğüt var, en azından 6 ay aynı evde yaşanmalı resmi bir bağımlılık altına girmeden. Sonra pat diye bir sabah salonda çoraplarını çıkarmış bir adamla ya da yatak odasını pembe peluşlarla doldurmuş bir kadınla uyanıveriyorsunuz.
0
bitter cikolata
(17.05.12)
evlilikte geri donulmez bir yola girdiysen, cocugu biraz ertelemeye bak. ama bu ne kadar senin elinde, onu da bi Allah bilir.
bu yasta evlenenlere tiksintiyle bakmiyorum ya da onlari kinamiyorum. kafa dengi birini buldularsa, cocuklari yirmi yasina geldiginde, kendileri de kirklarinda oluyorlar, arkadas gibi cok zevkli oluyor. tanidigim boyle birisi var.
aileleriniz surekli bir araya gelecekse, aradaki hayata bakis farkliligindan dolayi ortaya cikmasi muhtemel puruzleri engellemek icin, ilave gayret gostermen lazim.
o seni cok seviyor ama senin icin ona karsi ayni dolulukta sevgi hissetmiyorsa, bu da bir problem olarak cikacaktir karsina.
su anda sana batan bir hareketi var mi? oturup bunlari da konustunuz mu?
bu arada, "that's not an option" kismina katilmiyorum. imzayi attiktan sonra vazgectim demek, imzayi atmadan once vazgectim demekten cok daha zor olur.
0
compadrito
(17.05.12)
evlilik zaten başlı başına zor birşey, ki her ilişkinin ömrü var eğer ilişkinizi dönüştüremiyorsanız, zorlamayın ama bence ilişkileri dönüştürmeyi de öğrenin. ilişkiniz asla başladığı gibi gitmeyecek hem de hiç kimseyle.
0
rn
(17.05.12)
hiç bir şey yapamazsan, yani evlenirsen en azından çocuk yapma durumun geleceğini görene kadar. tabi dile kolay da konuşuyoruz öyle.
0
xiii
(17.05.12)
açıkçası erteleyelim demeyi de göze alamıyorum bu bağlamda çünkü karşı taraf için that's not an option :S
bu durum herşeyi özetliyor arkadaşım. görünen o ki hayatını mahvetmişsin. ve geri dönüşün yok. yapabileceğin birşey yok.
mutluluklar(!)
0
mahone
(17.05.12)
kendinden çok karşı tarafa değer verdiğin anda bu olay bitmiştir bence.şu noktadan sonra istediğin kadar ertele,evleneceksin ve birkaç yıl sonra küfür kavga kıyamet ayrılacaksın.defalarca denenmiştir.mutahasıp bir aile/sevgili ve tam tersi düşüncede bir aile/sevgili olayı asla yürümez.
0
Wolfware
(17.05.12)
Evlilik asamasindaki sorunlarin cogu evlenecek kisiler degil onlarin akrabalari tarafindan koruklenir. Mumkun oldugunca diger aile bireylerinin isin icine girmesine engel olunmali. Bunu taraflari tersleyerek falan degil de, politik sekilde yapmali. Omur boyu akraba olacaginiz kisilerle papaz olmak akilci degil hani...
Eger sorun evlenecek bireyler arasindaki iliskiyse adimlari daha dikkatli atmakta fayda var. Bir muddet sonra evliligin buyusu kaybolacak ve bir sabah yaninda omur boyu hayatini gecirecegin kisiyle uyanacaksin. Peki o zaman da "ne yaptim ben?" diyecek misin?
En cok gordugum hataysa insanlarin evlendiklerinde hayatlarina buyulu degnek degecegini sanmalari... Elbette yasaminizda degisiklikler olacak ve karsinizdaki insana bagli olarak bu degisikligin orani degisecek. Arkadaslarinizla belki eskisi kadar zaman geciremeyeceksiniz ama evinizde kendi duzeniniz olacak. Bazen siz ona, bazen de o size uyarsa catisma olmaksizin aranizdaki farki zenginlige donusebilirsiniz.
Karsinizdakini sevdikten ve saygi ortamini tesis ettikten sonra gul gibi gecinip gidersiniz. Ancak en ufak bir tartismanin hararetini iki taraftan birisi sonduremiyorsa, aksine "ben hakliyim", "ben biliyorum" seklinde usteliyorsa o kurum bir muddet sonra catirdar. Bunun icin her iki tarafin da fedakarligi gerekli. Iki taraftan birisi hakli oldugu halde susup "bunu sinirlerimiz yatisinca konusalim" diye dusunebilecek mi?
0
naalakasivar
(17.05.12)
Aranızdaki farklılıklara rağmen sevgin çok güçlü ise devam et bence. Ama beraber yapmaktan zevk aldığınız şey sayısı ne kadar fazla ise, sanırım o kadar güzel gidiyor evlilik.
bu mesajlarıma gelen cevaplarin yanındaki kutucuklara tık atmanın olayı nedir? bir kullanıcının bahsetmesiyle farkettim, nedir olayı puan falan mı alıyorsunuz?
bu mesajlarıma gelen cevaplarin yanındaki kutucuklara tık atmanın olayı nedir? bir kullanıcının bahsetmesiyle farkettim, nedir olayı puan falan mı alıyorsunuz?
0
taltrap (17.05.12)
kişiden kişiye değişiyor. genelde cevap verenlere atılıyor. bazı kullanıcılar sadece doğru cevaba atıyor. bazıları da ciddi cevaplara. puan kazanma yok kullanıcı infosuna tıkladığın zaman bir oran var. tik alırsan o oran artıyor. sikimsonik bir şey kısacası.
0
lorenzen
(17.05.12)
yani, sorduğun soruya doğru cevap aldığını belirterek kibarlık yapmış oluyorsun sana cevap vermiş kişiye.
0
sanal hayvan
(17.05.12)
Yarin oburgun biri sordugunuz soruyu okudugu zaman, tikli cevaplara bakip 'hmm demek ki dogrusu buymus, bu cevap isine yaramis' diyebilir ayrica.
0
brkylmz
(17.05.12)
Benim için hem "okudum" hem de "faydalandım" anlamına geliyor. Düşünce güzel ama uygulanmıyor malesef.
0
dampire
(17.05.12)
Sayacımız yükseliyor iste ,ben de bu olaydan tatmin oluyorum. Bir tık da bana lütfen :( atmazsan üzülürüm
0
amaltheia
(17.05.12)
benim için bir amacı yok. sadece o kutulara tıkladıkça haz alıyorum. bütün kutulara tıklayasım geiyor.
bu tip işler beni buanltıyor bilhassa bilindik eserlerin prog yorumları falan o sebeple olmamış diyorum.
0
sanal hayvan
(17.05.12)
özellikle fahir atakoğlu bestelerini gitara uyarlayıp çalmaktan büyük keyif alan birisi olarak;
vokal dışında gayet başarılı diyorum.
0
xenderoth
(17.05.12)
berbat....
0
ayağiniza gelen overlokçu
(17.05.12)
ellerinize sağlık,bence gayet başarılı.. keşke introda hafifçe bir ney altyapı kullanılsaymış orjinaline selam niyetinde.. hem mistik bir hava da katardı,bu haliyle de güzel özellikle introyu çok beğendim.
Alakasız belki ama aklıma ilk portakal kız geldi. Jostein Gaarder'ın kitabı. Sofi'nin Dünya'sının da yazarı. Sofi'yi askerde iken almıştım, hiç anlamamıştım, bir daha da okumak kısmet olmadı, zaten askerde dolaba kitap filan koymak zinhar yasaktı, çay ocağına bırakmıştım, oradan da biri hacılamıştı :) Dur ben bir ara sofi'yi alayım bari :)
0
ex902
(16.05.12)
Çavdar Tarlasında Çocuklar.
0
balekmek
(17.05.12)
sanal hayvan +1, baris bicakci'dan veciz sozler ve bizim buyuk caresizligimiz kitaplarini tavsiye ederim..
ütopyalar hakkında olur, din felsefesi, siyaset felsefesi vs vs felsefeyle ilgili olsun yeter. güzelinden olursa çok şükela olur. önerileriniz nelerdir ?
ütopyalar hakkında olur, din felsefesi, siyaset felsefesi vs vs felsefeyle ilgili olsun yeter. güzelinden olursa çok şükela olur. önerileriniz nelerdir ?
0
shyzore (16.05.12)
the fountain pi matrix trilogy the man from earth ilk aklıma gelenler..
0
seffaf bi hal almis sener sen
(16.05.12)
tam olarak felsefeyle ilgili olmasa da, bergman oda(tanrının sessizliği üçlemesi 7. mühür persona duygusal buzlaşma-haneke ve hatta tüm haneke filmleri almodovar filmleri never let me go mr. nobody nineteen eighty-four (orwell uyarlaması) the trial (kafka uyarlaması- orson welles) zeitgeist serisi matrix
0
balkabagi krali sakir
(16.05.12)
blade runner children of men
0
mükreminçıtır
(16.05.12)
sonra kynodontas
0
balkabagi krali sakir
(16.05.12)
mindgame spring, summer, autumn, winter and spring ghost in the shell bir de bunların dystopian olanları da var :) snarkerati.com tabi eternal sunshine ı unutmamak lazım
zizek ile ilgili belgesellere bir bak derim, orda da bazi filmlerin adi geciyor. yine o sekilde izlemeye devam edersin.. onun disinda bergman derim ben de, bertolucci'nin il conformista'da da iyi filmdir..
Sinemaya mı geldik dert edinmeye mi geldik belli değil
homo sapiens gotgobekus
Neye benzediği belli olmayan, senaryosu anlaşılmayan, tercihen Canal+ sponsorluğunda çekilmiş fakat yine de tavsiye edebileceğiniz karmaşık film var mı? Neden soruyorum hatırlarsanız Alpay Erdem bir zamanlar "Film eleştiriyorum" isimli köşede bütün filmlere giydiriyordu. Arkadaşım aynı mantıkta sırf
Neye benzediği belli olmayan, senaryosu anlaşılmayan, tercihen Canal+ sponsorluğunda çekilmiş fakat yine de tavsiye edebileceğiniz karmaşık film var mı?
Neden soruyorum hatırlarsanız Alpay Erdem bir zamanlar "Film eleştiriyorum" isimli köşede bütün filmlere giydiriyordu. Arkadaşım aynı mantıkta sırf sövmeli saymalı bir blog açacakmış ondan bana sordu.
Hem ileride entel takılmak isteyenlere de kaynak teşkil etsin. Mantıklı öneriler tikle ödüllendirilecektir; cebinizde bulunsun.
Teşekkürler şimdiden.
0
homo sapiens gotgobekus (16.05.12)
david lynch'in tüm filmleri neye benzediği belli olmayan, senaryosu anlaşılmayandır :D
ama yine de bir tane de film söyleyeyim: Stan Brakhage diye bir adamın Criterion'dan çıkma kısa filmleri toplaması var, hakikatten hiçbir şey anlaşılmıyor www.youtube.com bunların tamamını içeren bir dosya hazırlayabilir falan filan.
Maya Deren'in Meshes of the Afternoon'u var. falan filan.
the intouchables tadında, hafif dram kokan hafif trajikomik yer yer fransız gettosunu sunan siyahi fransızları barındıran bir film var mıdır ki? soundtrackleri fransızca rap falan olsa bi de, tadından yenmeyebilir.bakmayın bu kadar kriter verdiğime, böyle benzer herhangi bi film varsa da önerin lütf
the intouchables tadında, hafif dram kokan hafif trajikomik yer yer fransız gettosunu sunan siyahi fransızları barındıran bir film var mıdır ki? soundtrackleri fransızca rap falan olsa bi de, tadından yenmeyebilir.
bakmayın bu kadar kriter verdiğime, böyle benzer herhangi bi film varsa da önerin lütfen.
o zaman izlemediğiniz herhangi bir Wes Anderson filmini öneriyorum. Bottle Rocket, Rushmore, falan olabilir. Bottle Rocket'i izlememişsinizdir onu izleyin.
0
sanal hayvan
(16.05.12)
iki film arasında nasıl bir bağlantı kurdun bilmiyorum ama böyle naif, yumuşak, yüreğe dokunan filmler aradığını varsayarak
everything is illuminated sunshine cleaning little miss sunshine lars and the real girl the station agent the royal tenenbaums
Kocaman merhabalar,32 yaşına gelmiş ve ergenlik yıllarından beri sadece ve sadece dünya sinemasının kıyıda köşede kalmış dram filmlerini izleyerek beyni fotosentez yapmaya başlamış bir insanım. bu günlerde daha önceleri burun kıvırarak reddettiğim ve küçümsediğim bir türü keşfettim.. aksiyon... artı
Kocaman merhabalar,
32 yaşına gelmiş ve ergenlik yıllarından beri sadece ve sadece dünya sinemasının kıyıda köşede kalmış dram filmlerini izleyerek beyni fotosentez yapmaya başlamış bir insanım. bu günlerde daha önceleri burun kıvırarak reddettiğim ve küçümsediğim bir türü keşfettim.. aksiyon... artık sinemada alt metinler, senaryoda metamorfozlar falan aramak istemiyorum. yanlızca kafamı dağıtmak amacıyla eğlenceli aksiyon filmleri izlemek istiyorum. çok uzak olduğum bu türe dair önerilerinize ihityacım var..
Herkese sonsuz teşekkürler
0
noisy (15.05.12)
Jason Statham'ın bütün filmlerini izle, hepsi birbirinden güzel full aksiyondur.
0
disfircasiyimben
(15.05.12)
(bkz: Lat sau san taam) dünya sineması izlediğinize göre john woo'ya da kayıtsız kalmamışsınızdır ama yine de vereyim dedim linki. filmin 1 saati çatışmayla geçiyor falan filan.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
Ocean's Eleven/Twelve ve Italian Job
0
aebroo
(15.05.12)
ocean's eleven, twelve ve thirteen :)
0
jeanne hebuterne
(15.05.12)
Taken tam aradığın tarzda olabilir :)
0
tsubasa
(15.05.12)
sherlock holmes filmleri (gay riçi'nin olanlar tabi) tama sana göre. ayrıca izlemediysen 24 diye bir dizi yayınlandı, toplamda 8 sezon. ona başla. (3. sezondan sonra başından bile kalkmak istemezsin) eagle eye var, görevimiz tehlike serisi var, var da var.
Bembeyazım ya rahatsız oluyorum çok. Yaz ayları daha berbat bir durum benim için. Tatile kadar gitsem mi 3 5 seans?Edit : i'm a man
Bembeyazım ya rahatsız oluyorum çok. Yaz ayları daha berbat bir durum benim için. Tatile kadar gitsem mi 3 5 seans?
Edit : i'm a man
0
Neden Jon Soylesene Neden (15.05.12)
beyaz ten iyidir.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
+1. özellikle bağyansan.
0
hope ender
(15.05.12)
Oldukça zararlı olduğunu okumuştum. Kanserojen etkisi var.
0
daddy
(15.05.12)
(bkz: malign melanoma) özellikle de beyaz tenli olduğun için tatile gittiğinde de en faktörlüsünden güneş kremi kullan
0
la noix
(15.05.12)
ben gidiyorum bir zararını görmedim. ama elbette ki solaryum için olan özel korunma kremleri var. onlardan kullanıyorum. şu an için bir problem olmadı. gerçi esmerim, onun da etkisi olabilir. bir de bacaklarımda hassas yara izleri var, ben onlar için kullanıyorum kremi ve oralar hiç zarar görmedi şimdiye kadar. Kremleri kaliteli yani.
sen beyazım diyorsun, yukarıda dedikleri gibi dikkatli olmalısın.
0
vakumlu
(15.05.12)
Solaryumun verdiği renk afedersiniz ama çok boktan. Çok çirkin olur bence, tavsiye etmem.
çıkmazsa huni alın kendinize,sizin için sıkıntı olmasın.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
önce kolonyayla silmeyi deneyin.
çıkmazsa cif'le ovun.
0
sir gawain
(15.05.12)
beyaz ojeyle üstünü boyamayı denesen?
0
aeroflot
(15.05.12)
Kosla oxi action deneyebilirsiniz, en başta deneseydiniz şansınız daha fazla olurdu ama sanırım. Hiç olmadı boya kalemleri var bu tip çizikler için. Derinin rengine uygun bir taneyle boyayabilirsiniz. Oje sürmeyin bence.
0
daddy
(15.05.12)
aseton dene derim . Benim çantam olmuştu aynısı astonla sildim geçti! çok abartmadan bi sil bakalım .
0
tuchi
(15.05.12)
Deri temizLeyici ve yenileyici spreylerle geçiyor.
0
felegin gozunu kamastiran adam
(15.05.12)
biraz daha uğraşırsan yırtacaksın orayı bırak sakin kafayla çözüm bulur illaki birileri madem senin değil koltuk, yırtıp deforme ettikten sonra dönüşü yok.
buraya da yazıp kamuya açtık ama neyse, ne de olsa gerçekleştirme ihtimalim çok zayıf.junk food seven, tükettiği ürünlerde farklılık arayan, hayatında bir kez olsun yediği şeyin besin değerleri tablosuna bakmamış gençlere yönelik gıda ürünleri üretilse. bu ürünlerin farkı, gıdaların alışılmış renkle
buraya da yazıp kamuya açtık ama neyse, ne de olsa gerçekleştirme ihtimalim çok zayıf.
junk food seven, tükettiği ürünlerde farklılık arayan, hayatında bir kez olsun yediği şeyin besin değerleri tablosuna bakmamış gençlere yönelik gıda ürünleri üretilse. bu ürünlerin farkı, gıdaların alışılmış renklerinden çok farklı olması. mesela şeftali suyu üretilse, mavi renk olsa. yoğurt yapılsa, pembe renk. makarnalar yapılsa renk renk. nutella yesek yeşil renkli. parlak turuncu su olsa. düz su..
sizce tutar mı? türkiye'de belki zor ama abd'de mesela? bir sürü sığır almaz mı bunları?
0
sir gawain (15.05.12)
değişik diye denemek isteyen olabilir ama üstünden yapaylık akan mavi bir şeftali suyu falan şu içinde bulunduğumuz zor günlerde tutmayabilir. millet doğal görünenleri bile gdo'lu diye tüketmemeye başladı.. salak ergen gençler hedef kitle olsa da ben tutmayabilir diyorum. abd'yi bilemem. fda problem etmesin bunu?
0
merena
(15.05.12)
farklılık güzel olsa da "boyaya batırmışlar kesin kanserojendir bu" imajını yıkmak çok zor. anca güvenilir, köklü ve büyük bir firma girse yapabilir sanki.o zaman özellikle 12 yaş altı için çok güzel bir pazar olur.
0
homo sapiens gotgobekus
(15.05.12)
renkli makarna var. domatesle ıspanakla renklendirildiği iddia ediliyor. o tarz bi yöntemle renklendirilebilir.
0
jangara
(15.05.12)
tutmayabilir. bunun psikolojik bir açıklaması da var. bebeklere mesela tanıdığı renkten kokudan başka zararsız bir besin verilse bile yiyemiyorlar. bu normal insanlar için de sonradan çok büyük bir değişime uğramaz diye düşünüyorum. ayrıca renk renk makarnalar var ve normal makarnaya nazaran çok da bir değişiklik yaratmıyor satışları. şu kırmızı yeşil falan.
üstüne üstlük maddenin içeriğine yönelik değil, ambalajına yönelik değişik bir fikir bulmanız lazım bana kalırsa. mesela mavi pepsi çıkmıştı bir ara, hafif aroması da farklıydı ama tutmadı, çünkü bu tip beslenme alışkanlıklarında insanlar tedirginlik hissediyorlar bilmedikleri şeyle karşılaşınca.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
sağlık bakanlığına yedirebilecek paran varsa çok pis satarsın hem de pembe karafatma üretirsen ben bile yerim :P
Bu collectors edition ne demek oluyor birisi aciklayabilir mi? Diablo 3 icin 30 euro fazla verip collectors edition alinir mi ? Yarin gidip aliyorum ona gore bi akil fikir verin. Guest pass'lar helal olsun yardim edenlere! :]
Bu collectors edition ne demek oluyor birisi aciklayabilir mi? Diablo 3 icin 30 euro fazla verip collectors edition alinir mi ? Yarin gidip aliyorum ona gore bi akil fikir verin. Guest pass'lar helal olsun yardim edenlere! :]
0
XILL (15.05.12)
şo şekil oluyor. içinden mesela, oyunla ilgili çizimlerin bulunduğu kitapçık çıkıyor. diablo 3'ün müzik cd'si çıkıyor esktra malzemeler bulunuyor collectors edition'da. şurada gösteriyor www.youtube.com şurada da içeriğini görüyorsunuz www.diablowiki.net
0
sanal hayvan
(15.05.12)
diablo 2'nin yüklü olduğu şekilli bir usb bellek var mesela...
0
sutlu nescafe
(15.05.12)
Bence alabiliyorsanız kesinlikle CE alın. Sonuçta kısıtlı sayıda piyasaya sürülüyor. İçinden çıkanları arkadaşın verdiği linkten inceleyebilirsiniz zaten. Özellikle art book çok şahane :) İyi oyunlar.
0
daddy
(15.05.12)
oyunu 2 katı fiyata okutmak için uydurulmuş bir şey. koleksiyon yapanlar dışında almanın bir mantığı yok bence.
bu ekşi sözlük kullanıcı adlarının yanındaki es'ler ne ayak arkadaş? kast sistemi oluşmuş burada resmen. bari başına bir de "hazreti" ekleyin tam olsun. (örneğin xkullanıcı içün "hazret-i xkullanıcı (e.s.)" şeklinde yapın çok şukela olur.)***bir de biz normal mazlum kullanıcılardaki "i" neyin kısal
bu ekşi sözlük kullanıcı adlarının yanındaki es'ler ne ayak arkadaş? kast sistemi oluşmuş burada resmen. bari başına bir de "hazreti" ekleyin tam olsun. (örneğin xkullanıcı içün "hazret-i xkullanıcı (e.s.)" şeklinde yapın çok şukela olur.)
***bir de biz normal mazlum kullanıcılardaki "i" neyin kısaltması? aklıma kötü kötü şeyler gelmeye başladı şimdi. haa info'nun kısaltmasıydı öyle ya.
0
passenger (15.05.12)
ekşi sözlük yazarı. esas kişi falan filan.
0
female demon
(15.05.12)
sözlükte yazar olduğunu gösteriyor. i olan ise basit bir duyuru kullanıcısı. peh :)
0
bilan
(15.05.12)
yuh be abi bunu da böyle algılayan mı var ?
bazı kullanıcıların ekşi yazar olmadan önce de burda hesapları vardı karışmasın deyü.
0
saiko
(15.05.12)
İ. Gökçek derken yıllar önce Melih Gökçek'in twitter'i aktif kullanacağını mı öngördü acaba Emin Çölaşan.
0
sic_co
(15.05.12)
yönetimi boşverde yazarlarda ki bu hava neyin nesi anlamış degilim ergen çocuklar gibi :)) biz bilmiyoruz sanki vikipediden 10 tane tanım alıp yapıştırıp bir kaç ayda yazar olmayı :) bırak sevinsinsenler :)))
0
Neden Jon Soylesene Neden
(15.05.12)
ama sonuçta bir "es" bir "i" kadar rahat davranamıyor burada gördüğüm kadarıyla, "i" nin kaybedecek bir şeyi yok silinirse iki dakikada yensini alır ama "es" in yeri belli yurdu belli. daha kurumsallaşmış gibiler sanki. bir de (bazı es'leri ve i'leri tenzih ederek) sanki es'ler es'leri, i'ler i'leri kolluyor gibi bir atmosfer seziyorum burada zaman zaman.
0
🌸passenger
(15.05.12)
bu aşağılık kompleksi nedir arkadaş. burası zaten ekşiduyuru olarak açılmış, hayırlı bir müessese olması sebebiyle internet kullanıcılarına da açılmış sözlük yazarları hariç. adamın yanına ekşisözlük yazılması kadar normal bir şey yok, bu vesileyle sözlük üzerinden mesajlaşma gibi durumlara da gidilebiliyor başarılı bir detay bence.
bunun dışında da, sorulara "ulan bu internet kullanıcısı dur şuna çok ağır laf koyan cevap vereyim, google link'i vereyim, hmm bu yine beggin'i sormuş" diyen adam varsa, zaten her yerde işe yaramaz bir adamdır bu. şimdiye kadar hiç bu şekilde bakmadım.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
bir de "es to es" bölümü varmış emmeli gömmeli diyorlar.
0
sic_co
(15.05.12)
Şimdi "i"lerin göremediği bölümler elbette var. Ama i olmak daha güzel. es'ler bu siteye kaydolurken compu'ya boydan çıplak fotoğraf göndermek zorunda kalıyor, ileride adli bir durum olursa, biz compuyu karıştırmayalım diye şantaj yapıyor sonra. Ama çakal alttan alttan da kız resimlerini bizlerle paylaşıyor, sağolsun.
0
dampire
(15.05.12)
es'ler i'lerin görmediği özel bir duyuru bölümü kullanıyor. esas muhabbet orada. ohoo burda hiç bişey yok ki.
0
sir gawain
(15.05.12)
bir de utanmadan " neden böyle biz eziliyoruz? duyuru ahalisi bize bakmiyır.s" vs.tepkileri. es' ler olmasa siz bir hiçsiniz. haddinizi bilin. bende (es) yerine koyup cevap verdim bide bak şimdi neyse...
0
canhavli
(15.05.12)
üsttekilere ek olarak es olanlar girdikleri duyuru üzerinden site reklamlarından pay alıyorlar. geçen ay açtığım 28 duyuru ve verdiğim 342 cevap sayesinde hesabıma 470 lira yattı. bu sırrı ilk burada paylaşmak istedim.
0
i ve been mistreated
(15.05.12)
bazen i kimliğimle girip 16 yaşında taklidi yaparak "fazla elizabeth miyop yapar mı?" tarzı duyurular açıyorum. evet bu da benim küçük sırrımdı. bazen küçük, yaramaz bir çocuk olmayı seviyorum, bir nevi sapkınlık..
OYSM - Ales ile ilgili bir olay hk. avukat gorusu?
orcu
Selamlar,Simdi gecen pazar OSYM'nin Ales isimli sinavi vardi.Sinava girecek olan ben, uzerimde nufus cuzdani olmadigi icin sinava alinmadim. Yanimda ehliyetim vardim, yeni kurallar nedeniyle kabul etmiyorlarmis. Ehliyet'in gecmedigine dair kural koymuslar. Bunu da sinava giris belgesine uyari olarak
Selamlar,
Simdi gecen pazar OSYM'nin Ales isimli sinavi vardi. Sinava girecek olan ben, uzerimde nufus cuzdani olmadigi icin sinava alinmadim. Yanimda ehliyetim vardim, yeni kurallar nedeniyle kabul etmiyorlarmis. Ehliyet'in gecmedigine dair kural koymuslar. Bunu da sinava giris belgesine uyari olarak yazmislar.
Bu sekilde her okulda 5-10 kisinin sinava alinmadigini ogrendim.
Simdi ben bu sinava giremeyerek buyuk zararla karsilastim. Cunku Ales onemli bir sinav. Universiteler Ales olmadan yuksek lisansa kabul etmiyor. Artik beni askere alacaklar, evlilik planlarim suya dustu, kariyer planim bozuldu, 1 yilim yendi vs. vs.
Osym'ye karsi yargisal bir sansim var mi sayin avukatlar?
0
orcu (15.05.12)
yeni kurallar dedigin sey 2 senedir var yalniz? (2 sene once girdigim ales'te de sadece nufus cuzdani kabul ediyorlardi)
0
tom riddle
(15.05.12)
yok. adamlar sınava giriş belgesinin üzerine yazmışlar daha ne yapsınlar artık.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
elindeki sınav giriş belgesini bir kez olsun okusaydın keşke. avukat ne yapsın, sana özel ales düzenleyecek halleri yok
0
bilan
(15.05.12)
Üzgünüm, yok.
0
grgn
(15.05.12)
özel/misafir öğrenci statüsüyle yüksek lisansa başvurabilirsin. eğer olmazsa ve askerlik şu an için ertelemen gereken birşeyse anadolu üniversitesinin ikinci üniversite mi ne adını tam bilmiyorum ama lisans mezunları sınavsız bir bölüm daha okuyabiliyorlar.ona bakabilirsin.
0
iloushka
(15.05.12)
onun durumunda ikinci üniversite askerliği tecil ettirmez.
0
bilan
(15.05.12)
oneriler icin tesekkuler. ama aslinda benim aradigim basit bir cevap. bir devlet kurumunun, diger devlet kurumlarinin kabul ettigi bir belgeyi (ehliyeti) yok sayma yetkisi hukuksal olarak var mi bunu ogrenmem yeterli gelecektir.
0
🌸orcu
(15.05.12)
ÖSYM'yi günahım kadar sevmem. O gün bana da minicik küpelerimi çıkarttırdılar, güneş gözlüğümü çıkarttırdılar. Hepsini babama verip öyle girebildim içeriye. Ama yanımdaki kız türbanla çok güzel girdi, sınıfta da 1 türbanlı vardı, ohhh ne güzel valla... Ulan gözetmenlerle dalaşayım dedim, içimden geldi ama bi şey diyemedim. Çünkü benim için de bu sınav önemli.
Ama kimlik meselesini de uyarıyorlar yani. Ehliyet bu sınavda geçerliliği olan bir belge değil. Sadece nüfus cüzdanı ve pasaport geçerli. Adamlar bunu daha önceden yazmışlar. Ne yazık ki yapabileceğin bir şey yok...
İlk Diablo'yu abilerimiz oynar, biz izlerdik. Diablo II'nin çıkmaya yakın olduğu ve çıktığı günleri ise çok iyi hatırlıyorum. O zamanlar ben de 10-11 yaşlarında falandım sanırım. GameShow dergisi, GamePro, CD Oyun... artık harçlığımız neye yeterse oyunları takip etmeye ve bulursak oynamaya çalışırdı
İlk Diablo'yu abilerimiz oynar, biz izlerdik. Diablo II'nin çıkmaya yakın olduğu ve çıktığı günleri ise çok iyi hatırlıyorum. O zamanlar ben de 10-11 yaşlarında falandım sanırım. GameShow dergisi, GamePro, CD Oyun... artık harçlığımız neye yeterse oyunları takip etmeye ve bulursak oynamaya çalışırdık. Evet, çocukluğumda gerçekten çok oyun oynadım. Yani 90'ların ortalarından 2003'e kadarki süreçte çıkmış bütün kült oyunları oynayıp bitirmişimdir belki de. (Hemen aklıma gelenler, Deus Ex, Monkey Island serisi, Unreal, Sanitarium, Morrowind, BG2, Thief, System Shock 2, Fallout.. falan.) Yani oyun kültürüne aşina bir insanım.
Fakat yıllar geçtikçe, ben çocukluk dönemini aşmaya başlayıp dış dünyayı, hayatı keşfetmeye başladıkça oyunlara olan ilgim de aynı oranda azaldı. Bu süreçte artık tek yaptığım bir iki bölüm Max Payne 2 oynamak veya Football Manager'da iki üç maç ilerlemekten ibaret olmaya başladı. Son yıllarda ise hiç oyun oynamaya vakit bulamıyorum. Boş vaktim olsa da bir oyuna harcayacak kadar boş görmüyorum vaktimi diyebiliriz.
Bunda oyunların tadını zamanında yeterince almışlığımın etkisi de vardır illa ki. Bilgisayarla sonradan tanışan bazı arkadaşlarımın Wow'dur, çeşitli multi oyunlardır, kaptırmışlığını yıllardır görüp anlayışla karşılamam da bu yüzden... Kimisi 26-27 yaşına gelmiş, kocaman adam olmuş bu arkadaşlarımın her sohbetlerinde falanca item'dan bahsedişlerinde, her "nasıl kestik onu 6 kişi" muhabbeti açışlarında, "bırak oynasın ya garibim" gibisinden bir düşünceyle gülümsedim ve geçtim.
Ama şu son Diablo 3 ve yaratılan izdihamı bana cidden komik geldi... Haber sitelerinde sırada bekleyen kişilerin fotoğrafları var. Biliyorum; bir insanın tipine bakarak hakkında yorum ya da çevresi hakkında genelleme yapmak yanlış olabilir belki ama suratlarında tam bir umutsuzluk, bir 'boş insan' ifadesi görüyorum bu adamların. Yüzlerce geek tipli, desperate ruhlu adam, böyle sıra kavgası ede ede, 30-40 saat bekleye bekleye Taksim'de dizilmiş ve hepsi bu oyunu oynama hayallerinde. Hem de böyle kapısını kapatıp, günlerce dışarı çıkmadan...
Biliyorum, içimizde de illa ki böyle insanlar vardır. Zaten bu soruyu da o yüzden soruyorum: Niye oynuyorsunuz abi bu yaşta oyun? Hayattan gerçekten keyif almıyor musunuz da kendinizi online dünyaya hapsediyorsunuz? Haydi Single oyun oynasanız, 10-12 saatte bitirip gülümseyerek uninstall eder geçersiniz. Ama bir de multi oynuyorsunuz, bir sınırı da yok. Günleriniz, aylarınız heba oluyor hayatınızda; gerçekten bu fedakarlığa değiyor mu? Bu yaşta gerçekten keyif alabiliyor musunuz oyun oynamaktan?
Sorum budur. Teşekkürler.
0
barut (15.05.12)
Aynı ben, Bende aynı soruyu soruyorum yazık vakite, emeğe...
0
basond
(15.05.12)
sosyal çevrede yalnızlaşıyor bazen insanlar. oyunda ego tatmin ediyor. leveller kasılıyor item toplanıyor fln. bi insana bağlanmaktansa, oyuna bağlanmayı tercih ediyorlar.
0
female demon
(15.05.12)
hobim lan hobim!
kombine bilete 3 milyar verene her gece mekanlarda bi şişe viski içene fatmagülün suçu ne izleyene facebookta arkadaşlarının profil fotosuna bakarak saatler geçirene haber sitelerine yorum yazmaktan başka aktivitesi olmayana
laf etmiyorsunda
ben oyun oynayıncamı suç.
seviglimle oynuyorum hatta tüm sosyal çevremde oynuyor. hafa sonları çıkıyoruz geziyoruz eğleniyoruz hafta içleri oyun oynuyoruz.
nası bi saçmalık bu oyun oynayan insanları asosyal diye nitelendirmek anlamıyorum gerçekten. Şu Diablo dediğin oyunu ben 12 senedir bekliyorum. Sen hayatında tutkuyla 12 sene bişeyi bekledinmi hiç peki öyle sorayım?
edit: öhm.. biraz sinrilenmişim ağır tepki vermişim, olabilir. düşüncesizce yazılan şeylere bu aralar biraz fazla hassasım.
eklemek istediğim şöyle bir husus varki bence bilgisayar oyunları yeni yüzyılın sanat akımıdır. İnteraktivitenin kaliteli görsel ile birleştirilip bunun binlerce insanın aynı anda kullanabildiği bir sanal ortama koyulması bence herkesin bir oturup düşünmesi gereken bir husustur.
ayrıca burda asosyallik diye nitelendirdiğiniz "odasından çıkmama" durunumunun 10 senedir kalmadığını, insanların online olarakta çok rahat bir şekilde sosyalleşebileceğini. Bu şekilde evlenen vs. bir sürü insan olduğunu hatırlatmak isterim. Ben şahsen tercih etmesemde bütün gün evinde oturup hayal bile edemeyeceğiniz paralar kazanıp boş zamanlarında da sadece oyun oynayan bir süür insan var.
özet geçmiş yukarda mr rosebud, "sanane" demiş ama tekrarlamakta yarar var diye düşünüyorum.
0
thewishcaster
(15.05.12)
sizin gecirdiginiz zamanin daha kaliteli ve dogru oldugunu kim soyledi. Oyun oynayarak vakit gecirmenin, eglenmenin heba oldugunu dusunuyorsunuz da, arkadaslarla bardan bara kosup muhabbet edince cok mu ufkunuz aciliyor? veya kari kiz pesinde kosup, aptal saptal protokolleri uyup sonunda yataga bir kiz atip yarim saat eglenceli bir aktivite(seks) yapinca kendinizi dunyanin en kaliteli adami mi saniyorsunuz?
bunun yasla ilgisi yok. her insan birbirinden farkli, ve birbirinden farkli seylerden keyif aliyor. Bu geek dediginiz adamlar da emin olun gecirdigi vakitten cok keyif aliyorlar, cok egleniyorlar. Ayni zamanda cok iyi arkadasliklar da doguyor online oyunlardan. Onemli olan da eglenmek, guzel vakit gecirmek degil mi?
Not: Cok bagimlilik yaratici oldugundan online oyunlara kendim de dalmiyorum. Sosyal hayat ile vidyo oyunlarini ayarinda tutmaya calisan biriyim. Ama oynayanlari da bu sekilde asagilarcasina yargilamiyorum. Zaman zaman kiskaniyorum da, keske bu kadar bos zamanim olsa da eve kapansam diye.
0
natnan
(15.05.12)
zamanında sözlüğe karalamışım bir şeyler, cevabım burada:
şu bekleme muhabbeti için söyleyeyim, normalde haberler olur ya "yeni ipad için bir haftadır sıra bekliyor!!" falan diye. işte türkiye'de de böyle bir gaz verilmek istenmiş bir yığın boş beleş adam da yığılmış oraya iyi hoş haber olmuş oldu.
dünyanın en zeki adamı da olsa bu tip işlerle uğraşan boş insandır benim gözümde. başkaları için böyle olmayabilir. burada şeyi de demiyorum eğer iş hayatındaysa "aylık 7000 lira mmaşı var" ya da üniversitedeyse "ama not ortalaması 4.00" gibi açıklamalar beni çok ilgilendirmiyor, kendini adadığı tek alan bu olup dünyadan zerre haberi olmayan, zerre kültürel birikimi olmayan bir yığın insan biliyorum, bunlar da böyle yapacak bir şey yok. ama boş geliyor bana bu insanlar, şimdiye kadar oturup konuştuklarımın hiçbiri vasat bir sohbeti sürdürmeye yetecek doğru düzgün bir birikime bile sahip değildi. ya oyunda geçen gün nasıl adam kestiğinden bahsediyorlar genelde, ya da facebook'taki komikli videolardan, 9gag'den falan.
bir de yalan atmayayım ama internet kafelerle ilgili başlıkta mı ne birinin bir yazısı vardı adam anlatıyor işte hayatının tam 3 yılını oraya harcamış, yani bunu oyun saatinden hesaplayarak anlatıyor. kimse o 3 yılda oku da bizi fezaya gönder diye beklemiyor tabii de, işte ondan sonra da anlatıyor ben boğaziçini kazandım bizim gruptan harvard'a giden vardı vesaire diye. aga vallahi şu şekilde durumu kanıtlamayı anlamıyorum zaten, bir yeri kazanabilme bir yere gidebilme yetisinin yaptığın boş işe nasıl bir katkısı olduğunu açıklayabildiğine inanma durumunu. benim hayatımda tanıdığım en düz adamlardan biri hem columbia hem yale'den kabul almıştı bunda çok şaşırılacak bir şey yok, sonuçta ikisinin gereklilikleri çok ayır şeyler. bu senin eğitim hayatına etki etmemiş aferin iyi olmuş. ama benim için sen her zaman bomboş bir insan kalırsın arkadaşım.
edit: burada lafım gecede 2-3 saatini oyuna verenlere değil, mal gibi oynayanlara bu arada. yoksa adamın hobisidir oynar banane. ama ben hayatımda 16 saat kalkmamacasına yapılan hobi bilmiyorum. savanada fotoğrafçılık falan yapılmıyorsa. ayrıca zaten yazmışım o 3 yılda bizi fezaya gönder demiyorum diye, klasik şeyden bahsedilmiş "sen kaç tane makale yazdın" diye. oğlum sadece bu mu ölçütü bilimsel dergide makale yazmak mı yani oyun oynamanın boş beleş adamlığını kompanse eden olay? kaldı ki gidin kitap okuyun :( bile denmemiş, o boş zamanda bilimsel makale yazmak yerine okuyan adam, gidip sikik bir müzik dergisinden yeni çıkan albümleri sonra dinlemek için not eden adamla 2-3 saat oyun oynayan adamın benim nazarımda farkı yok sonuçta. ama 10 saat boyunca bilgisayar başında kalıyorsan, boş zaman geyiğiyle, bilimsel makale mevzusuyla karşı gelemeyeceğin kadar bir sorun var sende.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
siz nasıl giyimle, modayla ilgilenmeyi, onun hakkında bloglar okuyup yazmayı seviyorsanız başkaları da oyun oynamayı seviyor. siz bugün ne giysem diye düşünürken onlar da eline ilk geçen kot ve tişörtü giyip çoktan dışarı çıkmış oluyorlar mesela. herkes ne kadar da meraklı başkasının yaşam tarzını eleştirmeye.
0
claeryn
(15.05.12)
karşılıklı atışmaya dönmüş olay. biri bara gitmeyi saçma buluyor biri oyun için 40 saat sıra beklemeyi.
açıkcası sabah 10 da gittim istinye park d&r den hiç sıra beklemeden collector editionı hemen satın aldım. şimdi işteyim. akşam oyunumu oynayacağım. zamanın da ultima online starcraft wow vs.. çokca oyun oynadım. yaş 25 son 5 senedir neredeyse doğru düzgün oyun oynamadım. en son wow oynadım her ay para mı vericem enayimiyim diye bıraktım.
ama diablo farklıdır. 12 sene boru değil hakkaten. patronumla beraber aldık oyunu. hepimiz işinde gücünde evinde barkında insanlarız. elbet de işyerinde şunu nasıl kestik diye geyik yapmayacağız. oyunun oyun olduğunu fark edince çok daha zevk aldığımı düşünüyorum. daha genç arkadaşların daha yoğun yaşadıklarını biliyorum o yüzden anlayışla karşılamak lazım. çünkü ben de böyleydim.
edit: ayrıca eğitimli kültürlü iyi bir işe sahip politikadan sanattan edebiyattan anlıyorum.
0
gotu patlak circir bocegi
(15.05.12)
oyun oynamıyorsun da vaktini değerli geçirecek ne yapıyorsun çok merak ettim. boş zamanlarında everest'e tırmanıyorsun, antartika'ya gidip geliyorsan tamam bir sözüm yok haklısın :)
0
bilan
(15.05.12)
oh oyun oynayanlar boş insan ve zamanını boşa harcıyor. bana önemli bilimsel dergilerde yayınlanmış binlerce kez citation almış makalelerinden bahset.
yaşla alakası yok. tv izlemek, internetten dizi izlemek, sinemayı takip etmek, roman okumak, müzik dinlemekten farkı yok oyun oynamanın. hele multiplayer oyun oynamanın hiç bir farkı yok, başkasının hikayesini izleyeceğine kendin oluşturuyorsun multi oyunlarda genelde.
boş vaktin yok ve oynayamıyorsan anlarım, ki bi insanın hiç boş vakti olmaması da sağlık değil, ama oyun oynamak yerine ne yapmalıyız onu da yazsaydın daha iyi olurdu.
* kaç makale yazdın demiycez de ne diyecez abi? oyun oynayanlara boş insan deniliyorsa, diyen kişi nasıl kendini dolu olarak tanımlıyor bilmek hakkımız. ekmek parasını bir şekilde kazanıyoruz o bizi dolu yapmaz. sonra nasıl doldurucaz kendimizi? ya da kafamızı nasıl boşaltıcaz? ya müzik dinleyecez, ya dizi izleyecez, ya kitap okuyacaz, ya oyun oynayacaz, ya da bunların hepsinden azar azar yapıcaz. multiplayer oyun oynayan kişiler genelde oyun oynamayı merkeze alıyor, geri kalanı bununla birlikte ya da daha az yapıyor. o kadar. haftasonu param yoktu, cumartesi çıktım 2 saat yürüdüm güneş gördüm sonra da evde oturdum oyun oynadım. şimdi boş muyum?
0
repins
(15.05.12)
bu tarz oyunlar kötü düşünmemi engelliyor benim. işten eve yorgun - stresli bir şekilde gelmişim. ne aileyle yenilen bir yemek ne de televizyon başında geçirilen saatler gün içinde yaşadıklarımı unutturmuyor. ancak diablo türü oyunlar 1-2 saat oynarsam hafızam siliniyor adeta. yaş olmuş 30 ama yapacak birşey yok ancak böye mutlu olabiliyorum.
0
saruwatari
(15.05.12)
"Büyüdün ve köreldi Dünyan." diye ödünçalayım bir yerlerden.
0
uyku inadim inat
(15.05.12)
"geek tipli, desperate ruhlu adam" demeseydin tüm yazına katılacaktım.
0
ben alper kamu
(15.05.12)
fedakarlığa değiyor mu ? evet değiyor aga , deli gibi keyif alıyorum oyunlardan , oynamaktan.. yaş 28 benim için oyunun ne olduğu farketmez , rekabet ve gelişim olduğu sürece herşeyi hırs ve istekle yaparım. paylaşımcı biriyim. poker de de böyle , gercek hayatta oynadığım king , ihale , risk , hepsinde böyleydi , isim şehir hayvan , saklambaç , birdirbirde bile böyleydi lan küçükken.. birisi koşalım dese ben yardırırım , yenilsem bile keyif alırım. 40 km dağ bayır yürünecek densin en önde giderim. gebersem de bunu yaparım zira ben bunu yapmaktan ve bu rekabetin içinde olmaktan keyif alıyorum. bunun oyunla ilgisi yok ki. oyun sadece bunu ortaya koyabildiğin bir platform. kurgusu çok güzel ve keyif veriyorsa daha ne olsun.. oyun dünyası bi nebze olsun zeka ister iyi değilsen ilerleyemezsin.. bi kere bu genelleyip yargılama kafasından çıkın , senin izlediğin tv yada neyle zaman geçiriyorsan artık çok mu efektif , çok mu faydalı ? oyun oynayan kişilere bi bak muhtemelen onlardan sosyal hayatta geridesin. birçokları öyle , bu yüzden de bir antipati var. e diyorsunya adam 30 yasına gelmiş oyun oynuyor. ee bunun nesi yanlış adam 30 yaşında hala bir şeylerden deli keyif alıyorsa bunu yargılamak sana mı düştü ? günler aylar heba oluyor da sanki heba olmasa atomu mu parçalayacaz , sen yaptın mı ? neyi kimi hangi hakla yargılıyorsun ? futbol muhabbeti mi yapalım ? geçin bu ayakları , dönüp bi aynaya bak , ilk taşı en günahsız olanınız atsın ki onunda bir günahı oluşssun ve herkesle aynı duruma gelsin ..
bu arada dünkü sırada değildim , ertesi gün işe gitmem gerekiyor haliyle çalışma hayatı.. ama işim olmasa gider girerdim sıraya alırdım saat 12 de oyunumu eve gider oynardım. muhtemelen bir hafta sonra alıp oynarım boş zamanlarımda. en azından 10 yıllık bi hevesi dindirmiş olurum.
0
kennym
(15.05.12)
@gotu patlak circir bocegi bara gitmeyi sacma bulmuyorum. O da keyifli bir aktivite, ama oyun oynamaktan daha ustun ne yani var? Ulan keyif aldigin aktiviteleri nasil objektif olarak karsilastirabilirsin ki zaten?
Bu arada orada saatlerce sirada bekleyenlerin oraya muhabbete gittiklerini soyluyorlardi. He yok, hakikaten sirf kutulu dvd almaya gittiyse, adam önceliklerini böyle belirlemistir. Bu karari tum "oyun oynayan mal"lar vermemis, sadece belli bir kesim vermistir.
0
natnan
(15.05.12)
Oncelikle fikriniz her ne olursa olsun hepinize cevaplarınız için tik atıyorum.
Şundan bahsediyorum: ben online hayatın offline hayata baskın geldiği, kişiye daha keyifli geldiği bütün durumları üzücü buluyorum... dışarıda bir hayat akarken ve siz onu kaçırıyorken, bunun farkına varamayıp hala oyun oynuyor olmak -eğer benim fikrimi soracak olursanız- eroinden farksız; belki zevk veriyor ama hayatını alıyor. "bir sürü insan online da sosyalleşebiliyor" demeniz de, şırıngaları keyifle birbirinize takmanızdan başka bir şey değil bence.
tutup bara gitmek, kız tavlamak ile kıyaslayanlar olmuş... hatta benim giyim blog'umla kıyaslayan bile olmuş...
bence 'kız peşinde koşmak' dediğiniz aktivite insanın en değerli içgüdüsünü (çoğalma) korumasıdır. yine bara gitmek, hatta para yoksa bile parkta oturup bira içmek bile bence diablo'da, wow'da "aga party pls? lvl?" muhabbeti yapmaktan iyidir. tabii bu benim görüşüm...
buna cevap verdikten sonra konuyu yeniden soruma getireyim: ben, "nasıl keyif alıyorsunuz? gerçekten alabiliyor musunuz?" diye sordum, cevabı olan buna cevap versin de ben de aydınlanayım sevgili barbarian'lar... (sizin oyunda bir karakterdi bu, değil mi?)
0
🌸barut
(15.05.12)
niye online/offline diye ayırıyorsun hala anlamadım. film izliyorsun, bi baba film 3 saat sürüyor. götünü kıpırdatamıyon. evde film izleyerek ne daha sosyal olursun ne de hayatı yakalarsın. aynı şeyler hemen hemen bütün hobilerde var. hobilerin amacı kendi kendine eğlenebildiğin bir şeyleri yapabilmek, zamanını değerlendirmek ve geçirmek ve dışarda aynı hobiyle uğraşan insanlarla sosyalleşebilmek. online oyunlar bu sosyalleşme ihtiyacını eve kadar getiriyor hatta.
niye keyif almayalım? 10 kişi giriyoruz, 10'umuzun da görevi var ve o görevi yerine getirerek gerekirse 25 kişiyle başa çıkıyoruz. mücadele ediyoruz, küfrediyoruz, gülüyoruz, bazen oyunu bırakıp geyik çeviriyoruz. okuldan/işten geldikten sonra 2-3 saat kafayı boşaltıyoruz.
bira içmekse, açar birayı oyun oynarken de içersin, muhabbetse kendi kafanda bir sürü insanla muhabbet edebiliyorsun, müzikse en kralını açıyorsun dinliyorsun, cebinden 5 kuruş para gitmiyor ya da gidiyorsa da az bir şey gidiyor. niye sevmeyelim? wow'da, diablo'da aga party pls, lvl ? muhabbeti dönmüyor zaten, onlar 12 yaşında çocukların oyunlarında, knight'ta dönüyor. wow'da genelde 10-25 belirli kişi, bi amaç için toplanıyor. 10-12 senelik ultima online guildleri var, bu guildlerde uo oynayanlar lisedeyken, ilkokuldayken tanıştı şimdi hemen hepsi çalışıyor. beraber oyun oynadığım insanlar iyi kötü güzel işlere sahip, güzel gelirlere sahip ya da güzel bölümlerde okuyorlar. ne diyeyim daha.
0
repins
(15.05.12)
Keyif almak icin guzel de... Filme basliyorsun, izliyorsun, bitiyor. Bu oyle degil ki... Dur Lvl 60 olayim, dur su item'i da cikartayim derken gunlerini buna adiyorsun. Bir nevi eglenmek icin degil de karakteri gelistirmek icin oynuyorsun. Kendinden cok karaktere emek harcar duruma geliyorsun ki bence bu sakat bir davranis.
0
🌸barut
(16.05.12)
öyle diyosun da, bi friends'i izlemek yaklaşık 80 saat yapıyor. imdb'nin top 10 listesindeki filmleri izlemek 28 saat yapıyor.
wow'da son levele gelmek, yaklaşık 20 saat sürüyor. ondan sonra haftada 10 saat girerek ortalama bir oyuncu olarak rahatça oynanabilir. bu tür oyunlar en fazla haftada 1 sigara parasına, ki çoğu oyun aylık ücret politikalarını terk etmekte ya da zaten öyle bir şey yoktu , 10 saatlik eğlenceli vakit sunuyor.
bir türk dizisi reklamıyla meklamıyla yaklaşık 2.30 saat sürüyor. her gece televizyon karşısında oturacağıma oyun oynarım daha iyi bu hesaba göre.
60 avro verip blizzarddan indirmekle kutulu almak arasında nasıl bir fark var? dijital alınca ilerde çıkacak expansionlar ücretsiz olacakmış diye birşey duymuştum. doğru mudur? kutulu alınca expansionlar beleşe gelmez sanırım.
60 avro verip blizzarddan indirmekle kutulu almak arasında nasıl bir fark var? dijital alınca ilerde çıkacak expansionlar ücretsiz olacakmış diye birşey duymuştum. doğru mudur? kutulu alınca expansionlar beleşe gelmez sanırım.
0
hourna (15.05.12)
aral'a para yedirmeyin boşverin dijital alın.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
Eğer bir expension çıkarsa ileride hiçbir şekilde bedavaya gelmez onu bir belirteyim.
Digital Copy alınan oyunlarda sadece cd key alıyorsun. Blizzard cd-key veriyor sana, onu redeem ettikten sonra oyuna başlayabiliyorsun. Kutu oyunun da ne olduğunu biliyorsundur elbette.
0
rockandcrops
(15.05.12)
genelde digital ile sıradan kutu arasında hiç bir fark yok. en fazla kutudan bir tane nasıl oynanır diye kitapçık çıkar o kadar. digital olarak satın aldığınız cd key'i bir köşeye yazmayı da unutmayın ama, hack mack durumlarında, bakın cd-key'im de buydu derseniz blizzard yetkililerinin işini hızlandırırsınız.
0
repins
(15.05.12)
aral ile uğraşma digital al bence de.
0
Jaaaccckk
(15.05.12)
iyi de arada 50 tl fark var. aral'a yedirmeyelim diye daha mı çok para verelim :)
Merhaba dostlar,Hocaları gördükçe düşünmüşümdür. İdealist olmayı bir yana koyarsak, ülkemizde kendilerine verilen değer belli. Akademik kariyer yollarında dönen entrikalar da bilinen gerçekler.Hepsini geçtim siz alanınızda çok daha yetkin ve donanımlı olduğunuz halde yetiştirdiğiniz öğrenci maddi an
Merhaba dostlar,
Hocaları gördükçe düşünmüşümdür. İdealist olmayı bir yana koyarsak, ülkemizde kendilerine verilen değer belli. Akademik kariyer yollarında dönen entrikalar da bilinen gerçekler.
Hepsini geçtim siz alanınızda çok daha yetkin ve donanımlı olduğunuz halde yetiştirdiğiniz öğrenci maddi anlamda sizden çok daha fazla kazanabiliyor. siz sürekli kendinizi geliştirirken, bilim üretirken maddi durumunuz herhangi bir devlet dairesinde çalışan düz memurdan çok da iyi olmuyor. Bu durumda neden akademisyenlik tercih edilir?
0
soft (15.05.12)
gayet benim danışmanlık yapan hocalarım var bok gibi para kazanıyorlar.
0
ayiadam
(15.05.12)
ben de bu danışmanlık olayını anlamıyorum, hocalara kim ne danışıyor_?
0
kamilinsan
(15.05.12)
bir fabrikada yapılacak üretim için hocalara çok şey danışabilirsin.
0
jangara
(15.05.12)
peki sosyal bilimler?
0
kamilinsan
(15.05.12)
valla işletme ve iktisatçılar özellikle finans ve muhasebeciler iyi kazanıyor. ayrıca devlet de danışmanlık isteyebilir özellikle kamu ve uluslardan. ayrıca bir sürü hoca biliyorum üst kurulların eğitimlerine giren. önemli olan kendini geliştirmek ve çevre edinebilmek. yoksa anca makale yazarsın.
0
ayiadam
(15.05.12)
onlara da danışılıyor kardeşim. mesela benim administration in public context vesaire gibi kamu yönetimi derslerinee giren hocam eski ulaştırma bakanlığı bürokratı. bu konularda uzmanlık çok değerli oluyor.
0
sanal hayvan
(15.05.12)
bir akademik olarak şöyle diyeyim sana: geçenlerde bir arkadaşım en dandik kafalıların akademikler olduğunu söylemişti de inanmamıştım. yaşadıklarımdan sonra görüyorum ki, o kadar boş adam akademik olmuş ki, aklın şaşar. hiçbir iş yapmayan yayına el sürmeyen araştırmayan sadece ders anlatmayaı tez danışmanlığı almayı marifet sayan tonlarca model var. şirketlerden danışmanlık alanlar veya kamu örgütlerinden nispeten daha şanslı. ha teknik konularda örn. petrol, enerji gibi mühendislik alanları, çok iyi olan hocalar da mevcut. ama sosyal bilimler ölü bu ülkede. dişe tırnağa dokunur çok kısıtlı insan var. bölümlerde insanlar birbiri ile uğraşmaktan başka bir iş yapmıyor. bir de hastayım şu kapıya öğrenci görüşme saatleri diye ikaz asanl tiplere. emminiski sen zaten orda öğrenci için varsın. hayır 2547 de apaçık bu konuda. hala yok danışma saati. saati de danışmayı da....
0
fempusay
(15.05.12)
çalışma şartları daha iyi daha rahat daha özgür oluyosun çalışma ortamında, özel sektörün aksine.
0
koyukalem
(15.05.12)
lisans derecenizi aldıktan sonra genelde fark edersiniz ki, dereceniz çok geniş bir alanı kapsıyor. sevdiğiniz ve sevmediğiniz alt alanları var. sevdiğiniz alt alanda iş bulmak zor olabiliyor. iş buldunuz diyelim, alt alanların da alt alanları çıkıyor sonra, yine ilgilenmek istemediğiniz bir konuda çalışmak zorunda kalabiliyorsunuz.
akademisyen olursanız, alanınız hakkınızda ilginizi ne çekiyorsa onunla ilgili olarak çalışabilirsiniz. istediğiniz alanda kendinizi geliştirebilirsiniz. ve de yukarıda söylenen gibi "orada öğrenci için varsın" diye bir şey yok. orada araştırma için varsınız, önceliğiniz araştırmadır. yeri geldiğinde ders verme yükümlülüğünüz bile olmayabilir.
bunun dışında, klasik-devlet-üniversitesi-akademisyeni olmak yerine proaktif bir şekilde işinizi yaparsanız, konferanslara katılırsanız bir sürü ülke gezip görebilirsiniz, oraya/oradaki ulaşım/konaklama masraflarınız karşılanır.
diğer cevaplarda dendiği gibi, genelde birçok şekilde danışmanlık yapabilirsiniz. doktoranızın sonunda, doktora tezinizin anlattıklarını dünyada en iyi bilen insan olursunuz. o konu ile ilgilenen birileri çıktığında size muhtaçtır. fırsatı değerlendirirseniz yeterince para kazanabilirsiniz.
türkiye'de kalmanıza rağmen, yurtdışı kaynaklı para kazanma şansınız da var. eğer alanınızla ilgili öğretim materyaline ihtiyaç varsa (kitap gibi) uzman olduğunuz konu hakkında lisans seviyesinde kitap yazıp dünyanın parasını da kazanabilirsiniz. dünyada ihtiyaç duyulan alanlarda yetkin kitaplar milyonlar satabiliyor -- ama her akademisyen de kitap yazmıyor tabii ki, uygun bir alanınız/piyasada boşluk varsa tabii.
ve de patentler. sonuçta araştırma yapıyorsunuz, ve de insanların işine yarayacak herhangi bir sonuç aldığınızda patentleyerek hayal edemeyeceğiniz kadar para kazanabilirsiniz. bunu yapma şansınız endüstride çok küçük.
0
simendiferlerin efendisi
(15.05.12)
calisma saatleri guzel, kilik kiyafet kurallari kati degil, yurtdisina kolay cikma imkani, toplanti, seminer vesilesiyle bol bol gezmek. birkac akademisyene sormustum, bu yazdiklarim hepsinin verdigi ortak cevaplardi.
0
toshiro
(15.05.12)
çoluğa çocuğa bir şeyler öğretme aşkı, ilim bilim sevdası dışında maddi durumu aileden gelenler/kalanlar sayesinde iyiyse bir insanın, o kişi firmalarda uğraşmak yerine bunu tercih edebilir. zaten doktorayı bitirip kadroya geçebilirse kişi, iyi kötü düzeliyor alınan para da..
ya da başka meslek yapamayacak kadar sosyal ilişkilerinin kötü olması.. ben firmada yapamam, kapatırım kendimi laba, okurum makalelerimi işime bakarım diyenleri de tanıdım. işin komiği asıl bu işi yaparken sosyal olmak lazım ya neyse..
iyi günler herkese, biraz uzun olacak şimdiden söyleyeyim. uzun çünkü çok önemli de benim için.şimdi, ailem kız-erkek ilişkilerimde normal modern aileler gibi davranıyor. erkeğim bu arada belirteyim. ne biliyim işte kız arkadaşlarını öpme, onlarla omuz omuza gezme falan gibi sorunları yok. ama kız a
iyi günler herkese, biraz uzun olacak şimdiden söyleyeyim. uzun çünkü çok önemli de benim için.
şimdi, ailem kız-erkek ilişkilerimde normal modern aileler gibi davranıyor. erkeğim bu arada belirteyim. ne biliyim işte kız arkadaşlarını öpme, onlarla omuz omuza gezme falan gibi sorunları yok. ama kız arkadaşım olursa kapının önüne koyarlar, o ayrı. :)
ben de öyle birisiyim. ne biliyim eski dersane ve eski okul arkadaşlarımla falan çok rahatım o yüzden okul sınırları içerisinde de. ne biliyim mesela ailesiyle kavga etmişti bir kız arkadaşım, omzumda ağlamıştı. anormal bir şey var mı ? yok. servislerin orada yürürken gayri ihyitari heyecanlı bir şey anlatırken elimi omzuna attım mesela, bunda da bir şey yok evet.
her neyse, bugün boş derste sıra arkadaşımla (aynı zamanda eski dersane arkadaşım falan yıllardır kardeşim diyebilirim) müzik dinliyorduk, şu arkadan geçirilen kulaklıklar var bende kısalar biliyorsunuz. ipoddan da fotoğraflara bakıyorduk. tek kulaklık kullanıp falan öyle yakinen ipoda girince birlikte muavin de camdan yanlış görmüş ipodu falan görmeden, çağırdı ikimizi odasına. çapraz sorgu gibi bir şey yaptı. :)
bana "hocalar da şikayet ediyor bana. özellikle o kızla ve genel olarak çoğu kızla çok yakınsın. tek birisi olsa sevgililer diyip ailenizi çağırıcam ama her gün farklı bir kız var yanında ! servislerin orada mesela elini beline atarak yürümüşsün." falan dedi. ben kesinlikle bir kız arkadaşımın beline elimi atmam. dediğim gibi ama omuz normaldir yani. dedim hocam yok öyle bir şey falan, hoca sanırım ikimizi sevgili zannetti konuşmasından falan da anlaşıldı çünkü.
anlamıyorum ankara'nın en sosyal lisesindeyim, elini atsan bir çifte, elini atsam bahçede kol kola yürüyen bir kızla erkeğe denk gelirken neden bizi gördü ? o heyecanla korkudan hocam o benim kardeşimden de öte diyemedim. ikimizin de adını aldı.
her neyse, ailem duyarsa kesin yanlış anlar ve oyarlar beni, çünkü ikisi de öğretmen ve her zaman öğretmen haklıdır mottosunu kullanıyorlar.
genelde şöyle olurdu, bir şey olursa aynı gün anlatırdım aileme biraz masum göstererek ya da aynen, onlar da hocadan haber alınca bir şey demezlerdi.
ama bunu nasıl anlatabilirim ki ? kız arkadaş lafını duydukları an dinlemezler beni.
yardımcı olun bana duyuru, liseli diye taşak geçecekler olan varsa lütfen özel mesaja alalım.
çok teşekkürler.
0
zaraeta (14.05.12)
bu konuda güvenebileceğin bir hoca varsa her ikinizi de tanıyan ondan rica et. muavine durumu o açıklasın, yok ailene haber verirlerse de bu kez ailenizi arayıp durumu o açıklayabilir.
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(14.05.12)
benim yıllar yıllar önce lisemdeki müdür yardımcısı zamanında bir arkadaşımıza "seni anadoluda olsa eşek sudan gelinceye kadar döverlerdi oğlum biraz toparla kendini her gün ayrı kızla geziyorsun." şeklinde uyarıda bulunmuştu.
iyi hoş yazdığınızı okuhyup aşağı yukarı hak verebilmeme rağmen bu kızlarla çok yakın olma geyiklerinizde nedense içten içe biraz meriçlik de sezer gibiyim.
0
sanal hayvan
(14.05.12)
sizi süt bilmiş. ayrıca kız arkadaşın olması normal ailen neden kapının önüne koyuyormuş? normal olmayan o zaten.
0
bilan
(14.05.12)
birilerinin sevgili olmasında nasıl bi gariplik var onu anlamadım. hayır sevgilin olsa da neden buna karışsınlar. sonuçta lisedesin ve en aktif-hormonal olarak- çağındasın. bunlar normal şeyler. madem hocalar diğer çiftlere karışmıyorlar, sana karışmalarında da bir problem olacağnı sanmıyorum.
0
yanginmerdiveni
(14.05.12)
hocam şöyle diyim, bahçeye çıkınca size çok rahatlıkla en az 10 tane kol kola gezen çift gösterebilirim. daha gizliler de var.. :) bahçede öpüşen mi ararsın hepsi var..
ama benim yaptığım neymiş, o çağırdığı kız arkadaşla servislerin orada ayrılırken yanak yanağa öpüşmüştük. hoca da çekti bundan ötürü ikimizi de. anlamıyorum ki nasıl bir düzen..
edit: ailemin neden öyle bir görüşü olduğunu da bilmiyorum..
edit akbayram: @sanal hayvan,
nasıl bir yakınlık olduğu önemli değil. ben bi kız arkadaşımın omzuna elini atarak gezerim, rahatlıkla da öperim. bunda bir amaç aranmamalı bence.
0
🌸zaraeta
(14.05.12)
yine de ailene bir şekilde duyur derim ben. önce senden bilsinler olayı. okulda olanlardan konuşurken evde (eğer böyle konular geçiyorsa tabi bilmiyorum) böyle bir olay olmuş kız da çok üzülmüş falan diye açabilirsin konuyu. sonra muavinin yanlış anladığını da anlatabilirsin. ne kadar öğretmen haklıdır deseler de sen de onların çocuğusun. sana güveniyorlarsa (yani bu konularda güvenlerini kazanmışsan) sorun olmaz.
hoş böyle şeylerden muavine ne, naparsan yaparsın. te allahım ya.
0
pokerface
(14.05.12)
Anlamadigim bir kac nokta var
1- ailen kiz arkadasin olursa niye kapinin onune koyuyo? Koyuyolarsa nasil modernler, hayir bide erkeksin?
2- sevgili olsaniz nolcak hocaya veya mudure ne? Oyle bir karisma haklari yok. Kaldi ki ne opusme ne bisi var , kimseye aciklama borclu degilsin.
3- sende hicbir sorun yok, gayet normal durumlar bunlar. Kimsenin seni baska turlusu olduguna inandirma.
4- bu dallamaligi yapan hangi "sosyal" lise cidden merak ettim, sorun degilse paylasirsan sevinirim
0
aynen kovalaynen
(14.05.12)
senin bi suçun yok kardeşim, senin gibi körpecik beyinlere bu sikik çatışmayı yaşatan zihinlerin ecdadını sikiyim ben, gözlerim yaşlı okudum yeminle.
ola ki duyulursa; "annecim, kendisi sevgilim değil, yakinen arkadaşım ama yine de görüşmemi istemiyorsanız görüşmem" der, giderim görüşürüm. öylesi bir zihniyet böylesi bir ikiyüzlülüğü, ilk elden, öz evlatlarından hakediyorlar çünki.
0
Dr. Kissingher
(14.05.12)
@aynen kovalaynen,
1- hocam inan ben de bilmiyorum. ilginçler.
2- tek tehditleri "ailene söyliyim, memnunlarsa benim için de sorun yok"..
3- anlamadım ama teşekkür ederim :)
4- ve genel bir açıklama,
hocam genel olarak 9 ve 10. sınıflara öğretmenler tarafından ezik ve süt öğrenci olarak gözüküyor. aynısını hatta beterlerini 11-12ler yapınca görmüyorlar. ve annemin arkadaşı bu muavinin arkadaşı aynı zamanda, "bu sene 9 ve 10larda disiplini çok sıkı tutucaz" gibi bir şey demiş. bokunu çıkartıyorlar yani bu disiplinin de.
okul adını mümkünse özelden söyleyeyim ?
edith piaf: son olarak, güvendiğim bir rehberlik hocamla ve ailemle konuşuyorum bunu değil mi ? en iyisi bu olur sanırım.
0
🌸zaraeta
(14.05.12)
aslına aileni anlayabiliyorum, bizimkilerde öyleydi ben lisede iken. sebebini anlayamıyorsun, derslerin etkilenir diye mi yapıyorlar, tam modernleşemediklerinden mi bilemiyorsun. olacak tabi normal derler, sonra birisi olduğunu öğrenince kavga kıyamet kopar. gelişmeye çalışan türk ailesi normal bunlar.
ben ailenin haberi olsun diyorum, benimkilerde işe yarıyordu en azından. en güvenlisi yaptığın her şeyi ailenin, önce senden öğrenmesi. muavin arasa dahi aileni "durumdan haberimiz var, öyle bir durum değil" diyebilirler.
rehber öğretmenin de haberi olsun (eğer bu durumlardan anlıyorsa tabi).
0
pokerface
(14.05.12)
zaten üniye kadar ortaokul ve lisedeki disiplin kuralarında bir mantık yok. en başta üniforma zorunluluğu saçmalığıyla başlıyor bu olay. türkiyedeki ilk ve orta eğitimin kalite düşüklüğü de burada başlıyor.
ailen kız arkadaş olayına bu kadar karşı olduğuna göre dostları olan o hocaya tembihlemiş olabilirler. ailenin mantığıda klasik "oğlum derslerinle ilgilen. bırak kızlarla uğraşmayı" mantığıdır.
mantık arama okulunu bitir.
0
neysene
(14.05.12)
Bundan yüzyıl kadar önce daha lisede taze bir öğrenciyken (istanbul erkek lisesi) okuldaki psikoloji öğretmeni (dikkatinizi çekiyorum öğretmenin branşına) erkek arkadaşım olmayan (erkek arkadaşım başkasıydı) biriyle derste "fiskos" konuştuğum için bir sınıf dolusu velinin önünde annemi binbir ima ile "uyarmıştı"! O dönem yaşadığım baskı ve depresyonu anlatamam, üstelik ben kız tarafıydım ve ailem zaten yeterince baskıcıydı. Aradan yüz yıl geçtikten sonra bile "Allah belasını versin!" diyorum ki, bunu çok kişiye demem.
0
SiyamkedisiZorro
(14.05.12)
Anlayışlarını siktiklerim..
Tembihleme gibi bir ihtimal yok hocam bu arada
0
🌸zaraeta
(14.05.12)
ailene söyle işte "xle müzik dinleyip fotoğraflara bakıyorduk, hoca da dışardan görmüş, ipodu görmediği için de yanlış anlamış, çağırdı neden bu kadar yakınsınız diye sordu" de.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.